Ve Rıdvan artık iyice ikna olmuştu ki dünyanın delik deşik atlasında , saklı bahçelerin lekeli haritasında , hiç kimse , herkes demekti . Herkesse , hiç kimse tabii. Düştüğümüz bu bahçede herkes , hiç kimsenin hikayesini kendine aitmiş gibi okumalı , icabında sırtında bi yara gibi taşımalıydı .
Oblomov içini çekti:
- Ah! Bu hayat , dedi.
- Nesi varmış bu hayatın?
- İnsana rahat vermiyor. Başını derde sokuyor. Ne olur , şöyle bir yatıp uyuyabilsem... Hiç kalkmadan...
- Yani ışıkları söndürüp karanlıkta oturmak istiyorsun! Güzel bir hayat doğrusu!