Hauhet Ankh

Hauhet Ankh
@Hauhet_Ankh
"İsimler Nesneleri Takip Eder"
Puan vermedi·168 syf.·
2020 5. kitabı
Uzun zamandır Dante okumak için bir bahane arıyordum, öellikle İlahi Komediya üçlüsü için bir sebep arıyordum. Açıkcası Yeni Hayat'ı okuduktan sonra biraz üzüldüm Dante'yi bu kadar ertelediğim için. Rivayete göre sadece 2 kez gördüğü Beatrice için edebiyata bu denli iz bırakmak.. Kitap dil olarak alışık olmadığımız bir çok kelimeyi sık kullanır bu da kitabı okurken biraz zorlanmanıza hatta benim yaptığım gibi kalem kağıt ve sözlük gerektirebilir. fakat anlaşılması zor bir kitap değil konuya yine de hakim olabiliyorsunuz. Yazarın en sevdiğim tarafı yazdığı sonelerin, balatları neden yazdığını ve hangi bölümde neyi kast ettiğini açıklaması oldu. Şuan üzerine bir şeyler yazmaya cesaret ettiğim kitap 700 yaşında ve bunu bilerek okumak Dante'nin evrensel aşk için ne kadar değerli bir şair olduğu ortaya çıkarır. Dante'nin ağzından duymak gerek bir kez daha Aşk'ı Kitabın 13. bölümünden bir alıntı ile:"Hayatın dinginliğini en çok tehdit eder görünen dört düşünce vardı. Bunlardan birincisi şuydu: aşkın efendiliği iyidir, çünkü o, ona inanan kişinin ruhunu bayağı şeylerden uzak tutar. ?İkincisi şuydu: aşkın efendiliği iyi değildir, çünkü ona inanan kişi ne denli inan beslerse ona, o denli ağır ve acılı anlar yaşamak zorunda kalır.Üçüncüsü şuydu: öyle tatlıdır ki aşk?ın adını duymak, işleyişinin de yalnız tatlı şeylerde bulunuyor olması olanaksız bence. nomina sunt consequentia rerum, diye yazılmıştır çünkü: isimler nesneleri takip eder.Dördüncü düşünce ise şuydu: aşkın, uğruna beni bunca kanattığı kadın, yüreği kolayca coşan öteki kadınlara benzemez.".
Edebiyat
Yeni HayatDante Alighieri · Dedalus Yayınları · 20181,273 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“İnsan değişirse ülke de değişir”
Puan vermedi·96 syf.·
2020 4. kitabı
Mo Yan kitabın başlangıcında eline gelen bir mektupta (İtalyanlı Kalkütalı bir yayıncı) Çin'in tarihini yazması isteniliyor başta bunu ret eden Mo Yan daha sonra "Nasıl yazmak istiyorsanız, öyle yazın " demesi üzerine yazar otobiyografik yarı uzun bir hikaye ile başlıyor. Yazarın öyküyü ele alırken kendi çocukluğundan yazar olmasına kadar olan süreci bir çırpıda anlatıyor. Hatta öyle naif eleştiriyor ki insanların değişimi üzerinden; bir ülkenin tarihini uzun bir süre Çin'de kitapları yasaklanıyor ve biz yazarla ancak 2012 senesinde Can yayınlarının Kızıl Darı Tarlaları adlı kitabı çevirmesiyle tanışıyoruz. Kitapta ilkokul sırasından başlayıp tanıştığı insanları, eğitimi, çocukluğundaki sınıfsal farklılıkları, kültür devrimini aktarır bize. Yazar okulun bir döneminde okuldan atılır ve kitapta buna rağmen okuldan vazgeçemediğini hatta bunu öğrenince içinin ne kadar ağırlaştığını söyler, öyle ki onunla aynı dönemden biri daha atılmıştır okuldan fakat yazardan farkı bir daha okula dönmemiş hatta herkesin önünde kitaplarını defterlerini yırtmıştır; He Zhiwu. He Zhiwu'nun okulu bırakmasına rağmen Mo Yan aslında Çin’in son otuz yılda geçirdiği değişimi kendinden çok ilişkisinin hiç kopmadığı He Zhiwu üzerinden anlatır. Anlatının sonlarına doğru nasıl zengin olduğunu öğrendiğimiz He Zhiwu, Kültür Devrimi sonrası kapitalizme kucak açan Çin’in yükselen değeri olmuştur. Ticaretin yeni yeni parladığı dönemlerde hayvan alıp satarak zengin olmuş, oradan inşaat, oradan emlak işi derken 2000’li yıllarda örnek bir girişimci olmuştur. Kitabın beni etkileyen kısmı yazarın askerdeyken Çin'in Vietnamlılarla 1979'da yaptığı savaşta neden bu kadar ön safhada savaşmak istediğidir. şu şekilde ifade eder: “... eğer savaşı sağ salim atlatırsam yiğitlik mertebesine yükselecek, sağ çıkmazsam
DeğişimMo Yan · Can Yayınları · 20161,435 okunma
ÖTEKİ'den ÖTEKİ'ye
Puan vermedi·186 syf.·
2020 3. kitabı
Çabuklu kitabı biri Uzam diğeri de Kötülük olmak üzere iki ayrı kısımda incelemiştir. Yazar bu iki başlığı değerlendirdiği yazıları aynı zamanda farklı dergilerde yayınlamıştır, yazıları daha değerli yapan ise yazarın yaptığı incelemeleri değindiği yerleri kaynakça olarak her denemesinin sonunda belirtmesidir. Hatta öyle ki bazı yazarlara değinirken o yazarları daha verimli kılacak bazı okumalarda önermektedir. Aslında kitabın her bölüm üzerine ayrı bir okuma yapmak gerekir Çabuklu'nun diğer kitaplarında da aynı durum mevcut. Her denemesi kendi içinde başka denemelere, yazılara, yazarlara yönlendirir ve farkındalık yaratır. Çabuklu denemelerinde genelde değindiği konuların evrimini illaki bir iki cümleylede olsa belirtir. Nerden nereye ,neydi ne oldu, şuan ne.. Çabuklu'yu okurken bu sorular cevap bulur genelde. Kitapta modernliğin öteki’si ile postmodernin dönüştürdüğü öteki kavramını uzam ve kötülük bağlamında değerlendiriyor. Çabuklu’nun kitapta vurguladığı şudur: Esas olan “öteki”yle yüzleşmek değil, kendi içimizde barındırdığımız “ötekiyle yüzleşebilme cesaretini gösterebilmektir. Dışsallaştırdığımızı içselleştirmeden, ikili karşıtlıkların “katı, keskin sınırlarını” muhafaza ettiğimiz sürece, tekinsizin içimize zerk ettiği korku devam edecektir (özellikle çabuklu kadının 'tekinsizliğinide' dem vurmadan geçmiyor kitapta. zaten çabuklu eril bakışa hep tepkisini koymuştur). Yakın bir geçmişte, Avrupa’daki gettolarda yaşayan yoksul ve göçmenlerin, göz ardı edilip bastırılmış olmaktan ötürü kendiliğinden patlak veren isyanını bu doğrultuda düşündüğümüzde, yazarın ısrarla altını çizdiği sorun daha anlamlı gelecektir. “Kötülük” bölümündeki denemeler de benzer bağlamda ele alındığında, “Uzam”daki denemelerle bir bütünlük arz eder. Kitabın beni en etkileyen kısmı
Felsefe
Uzam ve KötülükYaşar Çabuklu · Everest Yayınları · 20069 okunma