"İnsanların bir damla su için göç yollarında birbirini boğazladığı bir evrenden insanların indirimde olan bir telefon için mağazalarda birbirini boğazladığı farklı bir evrene açılan, boyutlar arası bir kapıydı o kamp."
Bazen öyle anlar gelir ki ; her şeye yetişirmişiz gibi, hiç bir şey bitmezmiş gibi ya da hiç bir zaman ölmeyecekmişiz gibi hissederiz ve daha da önemlisi bu duygu halinin verdiği sarhoşlukla hiç bir şeyi önemsemez, her şeyi erteleriz ki ertelemek düşme zamanının uzak olmadığının en büyük kanıtıdır. Sonra bir gün gelir ve her şey yarım kalır, hiç bitmez dediğin biter, hiç gitmez dediğin gider, sarhoşluk biter, hakikat başlar. İşte o an bize düşen tek şey bir hiçlikten ibarettir.
Hayatında bir kere bile olsa hiçliğe düşmüş okurlara, sevgilerle ..
Ayrılmıştık, hem de birbirimizi sevmemize rağmen, hem de aşkımız henüz bitmemiş olmasına rağmen. Sebebini elbette biliyordum, birlikte olmamız imkânsızdı elbette anlıyordum. Mesele aklın kabul ettiğini, kalbe anlatmaktı.