Kışın dehşetli fırtınalar, boralar ortalığı birbirine katarken, şiddetli sağanaklar uzayan darbelerle camları döverken okur, aralıksız okur; mevsim icabı, kâinat, her şeyin büründüğü siyaha meyleden koyu renklerle bir tezat oluşturacak surette beyaz elbisesine büründü mü, tenha odalarda ve zihni keskinleştiren köşelerde okur, sürekli okur, yaz mevsiminin hararet saçan günlerinde, sonbaharın hüzünlü gece ve gündüzlerinde, baharın şenlikli sabah ve akşamında okur daima okur, zaman zaman kitabını kapayarak tabiat kitabından önünde beliren sayfaları da okumaya dalardı.
Her şeyden uzaklaşıp kaçıp gitmek istediğinde dünya küçülür, küçülür ve daracık bir kapana dönüşür. Zihnini kaplayan karanlık leke güzel anların izlerini bir bir silerken şarkılar ağır ağır susar.