Buket Uzuner’in “Uzun Beyaz Bulut GELİBOLU” kitabı, bir tarihi roman. Ama çok farklı bir tarihi roman. Konusu ile kurgusu ile çok farklı…
Yeni Zelanda’da Wellington’da bir klinikte psikolog olarak çalışan Victoria Taylor veya romandaki kısa adıyla Viki’nin, Büyük dedesi Alistair John Taylor’un izini bulmak için Gelibolu’ya gelmesi ve Beyaz Hala ile tanışıp büyük dedesinin hikâyesini öğrenmesi, romanın temel konusu . Yazar, Çanakkale Muharebelerini, anlatırken; söz konusu muharebeleri fon olarak kullanıp, bu fonu asıl konuya desteklemek amacıyla kullanmıştır.
Dedesi Alistair John Taylor’un izini bulmak için Gelibolu’ya gelen Viki’nin Eceyaylası köyünün kahvesinde Çanakkale Gazisi Gazi Alican Çavuş Taylar’ın fotoğrafını görüp “bu benim dedem” deyince ortalık karuışır… Viki uğraları sonucu Alican Çavuş’un kızı Beyaz Hala ile tanışır… Buradan sonra romanın kurgusu değişir, Çanakkale Savaşına katılan gönüllü Teğmen Ali Osman ve Yeni Zelandalı Alistair John Taylor’un mektuplarıyla geriye dönüşler yapılarak bu kişilerin gözüyle, veya Türk’lerin ve Aznak’ların bakış açısıyla savaş anlatılır.. Alistair John Taylor’un bakış açısından hareketle özellikle Anzakların yaklaşımı ortaya konmaya çalışılırken, Teğmen Ali Osman’ın bakış açısıyla da savaşa gönüllü olarak katılan Türk aydınlarının durumu gözler önüne serilmeye çalışılır..
Buket Uzuner’in “Uzun Beyaz Bulut Gelibolu” romanında, günü ve geçmişi anlatır. Bu iki farklı zamanda, dört roman kahramanı dikkati çeker Bunlar, halde Beyaz Hala, Victoria Taylor, Çanakkale savaşları sırasında da Teğmen Ali Osman ve Yeni Zelandalı Er Alistair John Taylor’dur. Beyaz Hala, son derece zeki, kültürlü, okuyan, kendisini geliştirmiş, babasının etkisiyle yüz yıl öncesinin sözcükleriyle iyice katılaşmış, koyu bir İngilizce konuşan, bilge