Hayrettin Erkan

Hayrettin Erkan
Instgram: (erkanhayrettin) Kitap inst: @sevdaninotekiyisi YouTube kanalım: Hayrettin Erkan youtu.be/otDqwtQQh9g?si=... Şiir kitabım: Sevdanın Öte Kıyısı
Öğretmen -sosyolog-felsefeci-yazar
sosyal bilgiler öğretmenliği/sosyoloji/felsefe/Sosyoloji Yükseklisans
istanbul
8 Ağustos
740 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
… Her alanda bir düzensizlik ve bir bunalım/kriz hüküm sürmektedir. …
Sayfa 55·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitaba sarılanlar yanlızlığın derin acısını yaşar!..
Alıntı
… Kişiliksiz, soysuz, uşak ruh- lu ve mayasız bir birey, daima ruhsal eksikliğini yakınlaşma, dalkavukluk ve taklitle doldurur. Kendini ve kendisine ait olan her şeyi inkar etmek ve hor görmek, kendisini ve geçmişini hatırlatan her şeyden kaçmak ve başkasına benzemek suretiyle, yeni şahsiyet, değer ve nitelikler arar. …
Sayfa 91·Kitabı okudu
Alıntı
… Bizim en büyük hatamız şudur: İlerici aydınlarımız garbzedelikten, Batıcılıktan, Batı çarpmışlıktan, alafrangacılıktan söz edince kendilerini unutuyorlar ve Batıcılığı salt kadın ve erkekler çerçevesinde tanıtıyorlar. Bu kadın ve erkekler; süslenmeyi, makyajı, giyim kuşamı, gündelik hayat tarzını, tavırları, sosyal biçimi ve görgü kurallarını teşhis etmeden, ayırmadan, seçmeden, maymunca ve olduğu gibi Avrupa'dan taklit yoluyla aktarmak olarak anlıyorlar. Halbuki bu Batıcılık faciası ve Batı'yı bilinçsizce taklit trajedisi, devrimci ve solcu aydınlarımızı da içine almaktadır. Bu tür Batıcılık, garpzedelik, işi gücü eğlence olan, amaçsız ve tek kelimeyle 'modern tüketici' Batı özentisinden daha feci ve daha derin derecelerdedir. …
Sayfa 88·Kitabı okudu
Alıntı
… Toplum biliçlenmedikçe, insanî şahsiyetinin sahibi, sınıfsal ve sosyal konumunun belirleyicisi bizzat kendisi olmadıkça, fetva ve bağlılık yönü bulunan dinî ve ilmî şahsiyetleri taklit etme ve onlara uyma aşamasından (ki bunlar ile halk arasında mürit ve mürşit, avam ve âlim, cemaat ve imam ilişkisi vardır) bizzat lideri ve bilinçli planlayıcısı oldukları sosyal ve siyasal gelişmişlik aşamasına yükselmedikçe bu amaç gerçekleşmez. Son olarak şu bilgi önemlidir: Doğru, tam ve bilinçli devrim hareketini meydana getiren şey sa dece sınıfsal sömürünün, yoksulluk, adaletsizlik ve çöküşün varlığı değil, bilakis sosyal ve sınıfsal vicdanın bu mevcut gerçekleri hissetmesi ve onlarla ilgili tam bir bilgi ve bilince sahip olmasıdır. Yoksa hem tarihte hem de coğrafyada çok gördük! Nice toplumlar görüyoruz ki yoksulluğu, sömürüyü, çelişkileri, sosyal ve sınıfsal ayrılıkları asırlar boyu kendi bünyesinde barındırmışlardır. Yine o kadar çok toplum vardır ki onların tarihi, ilk devrelerinden birinde durmuş olup binlerce yıldır hareketsiz kalmışlardır. Sanki o sosyolojinin, bilimsel sosyalizmin ve tarih felsefesinin sözlerinden hiçbiri ve diyalektik determinizmin seyri ve değişim ve dönüşüm ilkesi onlar için hiçbir geçerliliğe sahip değildir. Bu esaslardan hareketle, böyle toplumlara mensup bir aydının misyonu tek kelimeyle şöyle özetlenebilir: "Zamanın ve toplumun bünyesinde bulunan uyumsuz gerçeklikleri toplumun duygu, bilgi ve bilincine ulaştırmak." Rousseau şöyle demektedir: "Halka yol göstermeyiniz, onların sorumluluğunu tayin etmeyiniz, onlara sadece bakış açısı kazandırınız. Onlar kendi yollarını doğru bir şekilde bulacak ve sorumluluklarını tanıyacaklardır." … s.86,87
Sayfa 86·Kitabı okudu
Alıntı