Instgram: (erkanhayrettin)
Kitap inst: @sevdaninotekiyisi
YouTube kanalım: Hayrettin Erkan
youtu.be/otDqwtQQh9g?si=...
Şiir kitabım: Sevdanın Öte Kıyısı
Öğretmen -sosyolog-felsefeci-yazar
sosyal bilgiler öğretmenliği/sosyoloji/felsefe/Sosyoloji Yükseklisans
…
Tabiatıyla her düşünce ve hareketin bakışı Ortaçağ'ın feodal kalıbında ortaya çıktı. Bu gerçek, aydın için şu düşünceyi ortaya çıkarmıştır: "Hakikatte din, feodalizmin tarihsel döneminin toplumsal şartlarının bir ürünüdür. İnsan, o sistemde toprağa bağlı ve bağımlıdır. O dönemin çiftçisi de dindar insandır." Feodal sınıf, mevcut durumu açıklayıp meşrulaştırmak ve kutsallaştırmak, insanları yazgılarının ilahî belirleyiciliği konusunda ikna etmek ve bu dünyadaki fakirlik, eziyet ve esareti öbür dünyada telafi etme konusunda umutlandırmak için dine dayanıyor. Olan da bu!
Bir taraftan papanın Tanrı'nın temsilcisi, Ruhulkudüs'ün taşıyıcısı ve Kutsal Paul'ün vekili olduğu iddiası; diğer taraftan da insan hayatı için, hayatın içgüdü ve zevklerinin, maddî yaşamın, mal kazanma telaşının, insanın hedefi olmaması; insanın hedefinin onun Allah'la ilişkisini yenilemesi şeklindeki felsefeyi benimsemek ve ilan etmek, şu sonucu hazırlıyordu: “İnsan, dizginini çobanın eline vermesi gereken bir sürüdür." İnsanı ve ruhaniyeti bu şekilde açıklama, böyle teklakki etme, Avrupa'nın maddi ve manevî hayatı için çok pahalıya mal olmuştur. Ruhanî baski, insanlık tarihinde diğer bütün despotluklardan daha zarar verici olmuştur.
…
s.121-22
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
…
1- Din ve medeniyet arasında bir sebep-sonuç ilişkisi vardır. Bu anlamda din, her ne zaman egemen olsa, medeniyet ölür ve her ne zaman bir kenara çekilse, medeniyet canlanır.
…
…
Eğer yazmak, yazılmış olanın kendisinde dahi düşünmenin bir yürüyüşü olmaya, bir yolu olarak kalmaya muktedir değilse, düşünülmüş olan yazılmış olanda kaybolur. "Çöl büyüyor..." sözünün sarf edildiği zamanlarda Nietzsche not defterine şunu yazmıştı (Gesammelte Werke XIV, S. 229, Aforizma 464, yıl 1885)* "Kendisi için neredeyse bütün kitapların yüzeyselleştiği, bildiklerini yazmayacak kadar derinliğe sahip geçmişin birkaç insanına karşı hâlâ inancı olan bir insan." Fakat Nietzsche çığlık atmak zorundaydı. Ve onun bunu yazmaktan başka yolu bir yolu kalmamıştı. Nietzsche'nin adını şu şekilde koyduğu kitabı, , onun düşünmesinin bu yazılı çığlığıdır: “Böyle Buyurdu Zerdüşt.”
…