…
Aydının misyonu, toplumun siyasal liderliği değildir. Her ne kadar bir siyasal önder, aydın ola bilirse de bu böyledir. Aydının temel sorumluluğu, halka, mahkûm ve sömürge millete ve sınıfa siyasal, sosyal ve sınıfsal bilinç kazandırmaktır.
Sınıflar üstü konular olma niteliği taşıyan hümanizm, milliyetçilik ve din, ortak bir bağ olma bakımından sosyal sınıfları birbirine bağlamakla birlikte sosyal bilinç ve duyarlılığı köreltmekte ve topluma hâkim olan bölücü düzeni gizleyen aldatıcı bir örtü işlevi görmektedir. Aydın, bunlarla yüzleşirken aşağıdaki meseleleri göz önünde bulundurmalıdır:
a) Hümanizm, 'plan ve araştırma' aşaması, sınıfsal mücadele aşamasından sonra olan yüce bir gerçekliktir. Sınıfsal aşamadan önce hümanizmin programlanıp ortaya konması ve hümanizme dayanılması, hümanizm karşıtı bir aldatma veya cehalettir. Burada hümanizm, antihümanist bir etken olmaktadır.
b) Milliyetçiliği, ırkçılık (rasizm) ve toprağa tapıcılık (şovenizm) hastalığından uzak tutmak gerekir; zira milliyetçiliğin karakteri, bu hastalıklarin yayılmasına elverişlidir. Ayrıca milliyetçiliği nesnel, bilimsel ve insanî temelleri üzerinde sağlamlaştırmak gerekir. Milliyetçilik, sabit ve ebedî bir olgu değildir, diyalektik bir olaydır. Bu anlamda nasyonalizm ortaya çıktığı zaman yadsınır, gizlenir veya aşağılanır. Kendisinin aşağılanması, değer ve faziletlerinin bir tür inkâr edilip gizlenmesidir.
…
s.148-49