…
“Çöl büyüyor: Çöller barındırana vah olsun!” Burada " diye seslenilen kimdir? Üst-insandır. Zira karşıya-geçen [.r Hinübergehende] kişi, çöken [.r Untergehende] kişi olmalıdır; üst-insanın yolu, kendisinin çöküşüyle başlar. Böyle bir başlangıç ile zaten volu kesinleşmiştir. Şu hatırlatmaya tekrardan ihtiyaç var: Düşündürücü çağımızın en düşündürücü olanına dair cümlemiz – henüz düşünmüyor oluşumuz -, büyümekte olan çöl hakkındaki Nietzsche'nin sözüyle bağlantılı olmasından dolayı, fakat bu cümlede düşünülmüş olanın üst-insan olmasından dolayı üst-insanın özünü yolumuzun gerektirdiği kadarıyla açıklığa kavuşturmaya çalışmak zorundayız.
Şimdi, mutat zanlar tarafından “üst-insan” dendiğinde işitilen yanlış ve yanıltıcı sesleri uzak tutuyoruz. Bunun yerine, “üstinsan" sözcüğü sade bir şekilde düşünüldüğünde neredeyse kendiliğinden kendini tavsiye eden şu üç basit hususa dikkat kesilelim: 1. Öteye-geçme [.s Übergehen]. 2. Öteye-geçmenin nereden geçtiği. 3. Öteye-geçmenin nereye doğru vuku bulduğu.
Üst-insan, şimdiye kadarki insanı ve bundan dolayı da son insanı aşıp ötesine geçiyor. İnsan, eğer şimdiye kadarki insanın niteliğinde duraklamazsa, bir geçiştir; o bir köprüdür; o “hayvan ile üst-insan arasında ilmiklenen bir ipliktir."* Kesin olarak düşünülürse o, öteyegeçenin geçtiği insan suretidir. Zerdüşt henüz üst-insanın kendisi değildir, bilakis ona doğru ilk olarak öteye-geçendir, üst-insan olmakta olandır.
…