…
Hint Tininin Düş-Şeklini bırakmanın zamanıdır. Bu şekil en aşırı sapınçlar içinde tüm doğal ve tinsel şekiller yoluyla ileri geri atılıp duran, en kaba duyusallığı ve en derin düşüncenin önsezilerini kendi içinde kapsayan ve tam bu nedenle özgür ve ussal edimsellik açısından kendinden en vazgeçmiş, en dinginliksiz kölelik içinde yatar kölelik ki, onda somut insan yaşamının kendini ayrıştırdığı soyut biçimler katılaşmış, ve Hak ve Kültür yalnızca bu ayrımlara bağımlı kılınmıştır. Edimsellikte zincire vurulmuş bu sendeleyen Düş-Yaşamı ile karşıtlık içinde, sınırlanmamış bir Düş-Yaşamı daha vardır ki, bir yandan birinciden daha kabadır ve yaşam yollarının o ayrımına ilerlememiş, ama tam bu nedenle onun yol açtığı köleliğe düşmemiştir; kendini kendi içinde daha özgür, daha bağımsız olarak saptamıştır, ve tasarım dünyasını bu nedenle daha yalın noktalara yoğunlaştırır.
…