Marksizm

Ali Şeriati
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 21 dk.
Sayfa Sayısı:
189
Basım Tarihi:
Kasım 2013
Yayınevi:
Fecr Yayınevi
ISBN:
9786055482619
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·189 syf.··
2020 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2020 10:57
Marksizm’in öğretilerinden bahsedip, olumlu ve olumsuz taraflarına değiniyor Ali Şeriati. Bunu objektif bir şekilde yapabildiğini düşünüyorum. Kitapta en çok ilgimi çeken söylem ise şuydu: “Marx’ın ideolojiye düşman olarak çıktığı bu yolda, Marksizm’in en belirgin ideolojiye dönüştüğünü görüyoruz.” Marx demişken, size bir belgesel önerisinde bulunmak istiyorum. Netflix yapımı, ‘Modern Dünyanın Dâhisi’ adlı belgeselin 1. Bölümünde Marx’ın hayatından bahsediliyor. İlgili olanlara önerilir.
MarksizmAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013396 okunma
Puan vermedi·189 syf.··
Beğendi
·
2020 29. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2020 23:41
Sizi rahatsız etmeye geldim...! Ali Şeriati'nin bütün kitaplarının ilk sayfasında bu söz yazılıdır. Sokrates'in "ben tanrı tarafından devlete gönderilmiş at sineğiyim" dediği gibi, bizi rahatsız eden, fikirleriyle düşüncelerimizi rahatsız edip harekete geçiren bir fikir adamıdır. Bu kitabında ise Marx'ın geçirdiği fikir evrelerini, etkilendiği düşünürleri dönem dönem ele alarak bir bütün halinde önümüze koymaktadır. Aslında Marx'ın yeni bir fikir ortaya atmayıp, Aristoteles gibi kendinden önceki fikirleri düzenleyip kendi içinde sentezlediğini görebiliriz. Daha sonraki bölümlerde Marksist düşüncenin etkilerini, yozlaşmasını ve aslından nasıl uzaklaştığını (bazı kollarının) göstermektedir. Ayrıca Marksist düşünceye karşı kapitalist sistemin nasıl önlemler aldığını ve sistemin çarklarının kırılmaması için proleteryayı nasıl yozlaştırıp özünden uzaklaştırdığını göstermektedir. Başta söylediğim gibi Ali Şeriati düşünceleriyle insanı rahatsız eden fakat bana göre 20. yüzyılda yaşamış büyük fikir ve eylem adamlarındandır. Zaten bütün farklı düşünceler uzun yıllar boyunca ya anlaşılmamış ya da birilerinin düzenine çomak soktuğu için kötülenmiştir. Umarım okuyacaklara, Ali Şeriati ile tanışacaklara yol gösteren bir inceleme olmuştur.
Felsefe
MarksizmAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013396 okunma
Puan vermedi·189 syf.··
2020 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2020 20:02
Yazar, kitaba Papa'nın dine verdiği zararları anlatarak başlamış. Bugünkü cenaha baktığımız da dini bir manipüle ve sermaye aracı olarak kullandıklarını söylemek mümkün. Bu şekliyle kiliseye bulaşan illet, bugün bizim de başımızda demektir. Sonrasında Marks'ın hayatını, "Genç, Filozof ve Toplumbilimci Marks" olarak üç bölümde incelemiş. Bu kısmı çok güzeldi. Devamında Kapitalizmi anlattıktan sonra Marksizmi anlatmış. Marks, Sosyalizm ve Materyalizm konularına yer vermiş. Marks'a göre sınıf kavramı, Bilimsel Marksizm ve Devlet Marksizmini anlattıktan sonra Marksist tarih felsefesini ele almış. Marksizmin yetersizliğini ve altyapısını inceleyip kitabı bitirmiş. Kitabın sonlarına doğru biraz sıkılsam da gerçekten çok güzel ve sağlam kaynaklı bir kitaptı.
MarksizmAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013396 okunma
Puan vermedi·189 syf.·
2022 27. kitabı
“Sınıfsız toplum(!) heyecan vericidir, idealdir; fakat biz o güce sahip değiliz.” Hangi dimağ hayal etmemiştir ve hangi toplum buna erişebilmiştir. İslam! diyeceğiz de şimdi değil. “Millet, kendinin farkında olma duygusu oluştuğunda ortaya çıkar.” Bir kişide birçok konuya değineceğim ama öyle alelade bir kişide değil. Marx’ı anlatmak için Marx’ın hayatının özeline az biraz değinmiş yazar. Haklı. Bir insanın kişiliğini oluşturan, sosyal çevre şartları, eğitim ve anne baba eğilimleridir. Marx bir sosyalizm kurucusu değil. Yani merkeze dönersek onu görmeyiz. Onun doğumunun öncesi ve sonrasına denk gelen dünyada yankı uyandıran Fransız ihtilalleri zamanına bir bakmak gerekir. Özgür düşünce ve fikir üretimi gündeme geliyor bir andan. Çok büyük bir dönüşüm yapmasa da toplumda çatırtılar başlar. Yani bir sınıfsallık farklılığını göze koymayı kayıtlarda Fransa’da görüyoruz. Daha sonra sanayı inkilabı. Değişen bir güçler dalgası. Asıl iş orada. İşçi! Yoksul, güç kaynağı ve çoğunluk oluşturan kısım. Kapitalizm kendini yaş sınırı olmadan, iş saati olmadan, güvence olmadan ve her daim dakika farkıyla yenileyebileceği bir işçi gücüyle besler. İşsizlik o kadar çoktur ki, canınızın işinizin yanında kıymeti yoktur. Yedek işçiler! Canım dediğiniz an bir başka binler o işe taliptir. İşte böyle bir zamanda çocuk işçiler ve ölümleri de sanayi ülkelerinde çoktur. Babacı çocukları bilir misiniz? Dar bacaların temizliği 5 yaşındaki çocuklara yaptırılıyordu. Zaten bu çocuklar da çok yaşamadan kömürün kokusu ve kalıntı gazlarla ciğerin zarar görmesi ile ölüyordu. 1833 yılında ise 10 yaşından küçük çocukların çalışması yasaklanmıştı. Nihayet 1864’te düzenlenen yönetmelik sonucunda artık bu iş için çocuklar değil yeni geliştirilen malzemeler kullanılmaya başlandı. Ancak bu da yeterli
MarksizmAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013396 okunma
Puan vermedi·189 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2021 01:14
Okumaktan keyif aldım ve tekrar tekrar okunması gereken bir kitap.Ali Şeriati’nin bakış açısı sizi de sürüklüyor.Güç çatışması Bilim -Din ( ortaçağ) .Aslında her devirde olan bir durum dini tehdit ederse o bilim doğru değildir.Yine kitapta sınıf farklılıklarından kaynaklı marksizm doğuşu vurgulanmaktadır. -Mesih mazlum kavmin umuduydu, …
MarksizmAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013396 okunma
Marksizm
Puan vermedi·189 syf.·
2021 71. kitabı
İşçinin durumunu kilise görmezden geliyor.Mevcut cehennem için cennet vadediyor mazlumları yatıştırıyordu.Din zalimin yanındaydı - - > İşte Marks'ın dinin karşısında olmasının bir sebebide budur. " Bu din gerçeğidir. Ama gerçek din bu değildir" Ali Şerîati : Hristiyan ortaçağdan ibaret değil.Marks Papa'da gördüğünü Mesih'e mãl etti.Oysa Mesih mazlumun umuduydu.Şöyle dedi." Çok kalın gemi halatı iğneden geçince altın ve gümüş biriktiren cennete girer." Marks'ın yaptığı bir şey varsa o da işçi sınıfına ideolojik bir silah temin etmek ve sınıf bilinci temin etmek. Dini papanın şahsında kişileştiren, dinin toplumdaki rolünü kilisenin orta çağdaki rolü olarak gören, din tarihi ile ilgili bilgisini ve bilincini sadece hakim dinden temin eden, dolayısıyla Musa'nın kıyamını, hahamlar ruhbanlar ve siyonistlerin kudretiyle, İsa'nın metinlerini kilise sistemiyle, İslamı Emevilerle, Hz.Ali'nin şifasını Safevi saltanatıyla aynı kefeye koyan Marks'ın bu düşüncelerini tekrar eder. Hülasa ne papalık iyi yaptı ne de Marks doğru bir reaksiyon verdi Deniliyor ki " din her zaman hakim sınıfın hizmetindeydi" İyi de felsefe, sanat vs, farklımıydı. Felsefe özellikle Aydınlanma burjuvanın kollarında büyüdü. İslam peygamberi bütün gücünü aristokrasinin siyasi ahlaki ve iktisadi temellerini yok etmeye adadı. Dünyası olmayanın ahiretide yoktur. Hadisi Şerif Tevhidin sembolü Hz. Bilal köleliği reddedip, davası uğrunda köle gibi çalışmıştır. Binlerce kölesi işçisi olanlar değil. Bugün hangi aydın büyük dinlerin başlangıçtan hakim güçlere bir isyan ve mazlumları kurtarmak için bir kıyam olduğunu bilmez fakat sonra hâkimler kıyamın etkisini sildikten sonra dini güçlerini perçinlemek için kullandırılır. Avrupada sosyal demokrasi "kapitalizm" için en büyük koruyucu ve işçi devriminin önündeki en
Düşünce
MarksizmAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013396 okunma
10/10
·189 syf.··
Beğendi
·
2017 47. kitabı
·
2194 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2017 00:00
Ali Şeriat in tüm eserlerini tavsiye ederim... Marksizim özellikle... çok iyi bir eleştiridir.. islami bir perspektif ile marksizim im açmazlarını okuyacaksınız...
Din
MarksizmAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013396 okunma
Puan vermedi·189 syf.··
2021 54. kitabı
Ali Seriat'i kitaplarini okurken yazarin yasadigi ruhsal durumu ve o donemin ozellikle Iran in degisimine ve aydinlara yaptigi baskiyi es gecmemiz gerekli oldugunun dusunuyorum.
MarksizmAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2013396 okunma

Yazar Hakkında

Ali ŞeriatiYazar · 93 kitap
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir. Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir. Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onu Fransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır. Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popülariteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutuklanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü. Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir. Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hala İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir. Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir. Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda Katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir. Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.