"Başarma"yı yanlış anlamışlar...
"Sonunda başardık" diyorlar, ya da dışardan bazıları "adam/kadın başardı" diyorlar...
Ne yaptı, diye sorduğunda ise, genellikle ilgili şahsın parayı bulmasıyla ilişkilendiriliyor...
Yani, adam çok çekmiş geçmişte ama sonunda başarmış, parayı bulmuş, işadamı olmuş, şimdi evleri, yatları, katları, arabaları varmış...
Buraya giden yolu konuşan yok hiç...
Adamın eristiği bu seviyeye gelen yolda, haysiyetini, şerefini, onurunu ayaklar altına alarak ulaştığından hiç bahsedilmez...
Bir önceki aşamasında, alacaklılarından kactığı, kapısına alacaklıların dayandığı günler, anasına, avradına küfür edildiği zamanlar, küçük bir menfaat için anasını, avradını yeminlerine konu ettiği anlar, babasını bile sattığı alışverişler hiç konuşulmaz...
Bir toplumda adı anıldığında ardından edilen küfürler kayda alınmaz...
Ona sorsan, o başarmıştır...
Öte yanda kadın, birilerinin metresi olmuştur zamanla, gecelik çerez olmuştur, gönül eğlencesi olmuştur, üç kuruş karşılığında namusunu, haysiyetini hiç etmiştir...
Onlarca kişinin ekmek arası olmuştur...
Nihayetinde hepi topu ya bir evi olmuştur veyahutta çocuklarını okutmuş ya da evlendirmiştir...
O da, başardım, diyor...
Başarmak, namusu, haysiyeti, onuru korumak değil miydi?..
Başarmak, bu hayatı onurlu bir şekilde tamamlamak değil miydi?...
Başarmak, sadece maddi kazanım mıydı?...
İş hayatı boyunca küfürler yiyerek yükselen adamla, yaşadığı şehrin yarısının tezgahından geçmiş bir kadın nasıl "başarmış" sayılabilir?...