Başka bir gün insanların ahlâksızlıklarına, sahteliklerine,
iftiralarına, dünyayı saran kötülüğe karşı bir isyan duyar,
insanlara çürük yanlarını göstermek dileğiyle yanardı.
Yüksek
düşüncelerin zevkine varmıştı; insanlığın dertlerine ortak olmuştu. Zaman zaman yüreği derinden derine sızlayacak insanlığın çektiklerini düşünür, üzülürdü; bazen de içine garip, nedensiz bir kasvet çöker, uzak bir âlemin, belki
Ştoltz'un bir zamanlar ruhunu sürüklediği âlemin özlemini
duyar, gözlerinden tatlı gözyaşları akardı.
Diğer bir konu ise Musa'nin hikayesidir. Kendisine ihanet edildiğini gören Musa, Tanrıdan aldığı emirle ihanet edenleri mumkun olduğunca öldürür, üstüne Tanrı bir de veba salgını gönderir. Askerlerin merhametli davrandığını gören Musa cok sinirlenir ve tüm erkek çocukları ile bakire olmayan kadınların öldürülmesini emreder, bakire olanları ise 'kendiniz için canlı tutun' der. Başka bir Tanrı 'ya ibadet ettikleri için de Tanrı, Musa' ya Amurrular, Kenanlilar, Hititler, Perizzitler, Hivitler ve Jebusitlileri öldürmesini emreder. Yoksa Musa'nin halkı onlara kanıp diğer Tanrıya tapabilirdi.
Musa'dan sonra gelen Yuşa da benzer bir hikayeye sahiptir. Eriha savaşında 'şehirde taş üstünde taş kalmayana, tüm erkek, kadın ve çocuklar öldürülene kadar' devam etmiştir.
Biliyorum, evet, elbette elbette, zaman değişti ve günümüz din önderlerinin hiçbiri (Taliban ve onun gibilerini saymazsak) Musa ve Yuşa gibi düşünmemekte.
"Tanri'nin Vaadedilmis Toprakların ele geçirilmesine eşlik eden soykırımlar ve katliamlar karsisinda endişe ya da vicdani rahatsızlık duyduğunu sanmayin"
Nuh'un hikayesi, Babil efsanesi Uta-Napistim'den turetilmistir ve Tanrı insanoğluna kızarak tek bir aile hariç herkesi yok eder. Benzer bir hikayede ise İbrahim 'in yeğeni Lut, şehirdeki tek adil ve ahlakli insan olduğu için seçilmiştir ve tüm şehir kükürde boğulurken, Lut ve iki kızı kacabilmistir. Lakin bu iki kızı babalarıyla yüksek bir mağarada yaşarlar ve uzun süredir erkek özlemi çektikleri için babalarını sarhoş edip onunla ilişkiye girerler. (Şehirdeki en ahlaklı aile?)
İbrahim ise 3 büyük tektanrili dinin kurucu babasıdır ve saygı görür. Karısı Sare ile birlikte kıtlıktan dolayı Mısır'a kacmislardir ve karısının güzelliğinin başına bela açacağını düşünen İbrahim, onu kardeşi olarak tanıtır ve Sare de Firavunun haremine alınır. Bunun karşılığında Firavun İbrahim'i zengin yapar. Bu anlaşmadan memnun olmayan Tanrı ise Firavuna birçok felaket gönderir. Gerçeği öğrenen Firavun, İbrahim ile Sare'yi Mısır'dan kovar. Çift ise aynı kurguyu bu sefer de Gerar Kralına yapar. O da gerçeği öğrenince yine ikisini de ülkeden kovar. İbrahim'in oğlu İsmail'i (Hristiyanlık'ta İshak) Tanrı uğruna kurban etme hikayesi ise yine önemli bir hikayedir.
Tüm bu hikayeler aslında kutsal kitaplarda yazan hikayelerin tamamen doğru kabul edilmelerinin yanlış olacağını gösterir. Kutsal kitaplardaki bazı hikayeler ahlak anlayışımıza uygunken bazıları değildir. Peki hangi hikayeleri doğru ve uygun kabul edeceğiz? Bu sebeple, ahlaki dogrulamizi belirleyen bağımsız kıstasları kutsal metinlerden geliyor olamaz.