Toplumun sıradanlığına, bireyin varoluş mücadelesine ve yabancılaşmaya derin bir eleştiri getirir. Selim Işık karakteri aracılığıyla, modern insanın tutunamama sancısını, toplumsal beklentilerle uyuşamayan bir ruhun parçalanmışlığını ve yalnızlığını işleyerek, okuyucuyu içsel bir sorgulamaya davet ediyor. İroni ve mizahı ustalıkla harmanlayarak bireyin arayışını işlerken, insanı adeta modern hayatın anlamsızlığına bir isyan noktasına getirir. Tutunamayanlar, toplumun dışladığı, sisteme uymayan, "öteki" olan herkesin sesi olur.