Kitabın ruhu, tapınağın ruhu gibidir. Kitap okuyan, kitabı anlayan, kendisini okuyan, okuyucusunu beklemektedir; dikte için, üstünlük taslamak için, kütüphane için, vitrin için, çantayı şişirmek için, önüne geçip fotoğraf çekmek için değil,”
Bir köylü baltasını kaybetmiş. Komşusunun oğlundan şüphelenmiş, çünkü çocuk bir hırsız gibi konuşuyor, yürüyor ve davranıyormuş. Ertesi gün tarladaki aletlerin arasında baltayı bulmuş. Sonra çocuğu yine görmüş; bütün diğer çocuklar gibi konuşuyor, yürüyor ve davranıyormuş.