Hayyammm

Hayyammm
@Hayyamomerr
“Herkes için yeteri kadar yer var dünyada; bu yüzden hiç kimseyi tepemize çıkarmaya gerek yok.”
hamal
okuryazar
103 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yıldızlara Değen Rüzgar
9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2025 20:31
Merhabalar herkese... Jung-Myung Lee'nin kaleminden Yıldızlara Değen Rüzgâr isimli kitabının kendimce küçük bir incelemesiyle buradayım. Kitabın konusu; 1944, Fukuoka Hapishanesi, Japonya. Hapishane duvarlarının içinde korkunç bir cinayet işlenir. Tek ipucu ise cesedin cebindeki şiirdir. Maktul hapishanenin "Kasap" lakaplı en gaddar gardiyanıdır. Cinayeti araştırması için ise en büyük tutkusu kitap okumak olan genç inzibat Vatanabe görevlendirilir. Soruşturmanın hemen başlarında azılı bir mahkum hemen suçunu itiraf eder ama Vatanabe ikna olmaz. Araştırmalar onu en sert kalpleri bile titretebilen şiirler yazan Yun Dongcu'ya yönlendirir. Vatanabe hem şüpheliyi, hem de yetenekli genç şair Yun Dongcu'yu sorguya çekerken hapishanede kimsenin göründüğü gibi olmadığını fark eder. Gerçek olaylardan ilham alınarak yazılan bu roman özgürlüğünü ve insanlığını kaybedenler için yazılmış bir ağıt, şiirin ve edebiyatın insanları dönüştürüp yücelttiğinin de bir kanıtıdır. Öncelikle kitabı çok ama çok beğendiğimi söyleyerek başlamak istiyorum. Kitaptaki karakterleri çok sevdim ve hepsiyle sanki özdeşleştim. Özellikle baş karakteri ve kitaba ilham veren yetenekli genç şair Yun Dongcu karakterini ve de o muhteşem güzellikteki muazzam şiirlerini fazlasıyla benimsedim. Kitap beni ziyadesiyle etkiledi ve çarpıcı gerçeklikleriyle adeta sarstı. Savaş döneminde Koreli mahkûmların umudu ve memleketlerine duydukları o derin özlemleri çok duygusal ve derin bir dille yansıtılmış romana. Öte yandan romanda bahsedilen kitaplar hakkındaki titiz ve incelikli irdelemeler de yalın bir dille harmanlanmış. Bu kitabı okurken özel bir hüzün de hissettim kendimce yüreğimde. Kendimi bulduğum o kadar çok satır vardı ki... Kelimelerle anlatmam imkansız. Fukuoka Hapishanesinde gerçekten hiçbir şey göründüğü gibi değil ve ana
Kore Edebiyatı
Yıldızlara Değen RüzgârJung-Myung Lee · Doğan Kitap · 202493 okunma
Hayyammm
Yüreğimde hissettim kitabı. Kaleminize sağlık...
Reklam
Tilki Baykuş Bakire
9/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2025 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 22:14
Merhabalar herkese... Yaprak Öz'ün kaleminden Tilki, Baykuş, Bakire isimli kitabının kendimce küçük bir incelemesiyle buradayım. Kitabın konusu; Eşinden boşanan Begüm, kızı Ada'yla yeni bir hayata başlamıştır. Anne kızın huzurlu günleri, Begüm'ün tesadüfen bulduğu bir deste eski mektubun sahibini aramaya başlamasıyla karanlığa bürünür. Kökü 1950'lere dayanan bir aile sırrı, yıllardır saklı kaldığı yerden çıkıp, domino taşı etkisiyle kızının ve okul arkadaşlarının hayatını tehlikeye atınca, Begüm içine çekildiği korkunç gizemi çözmek için canını dişine takacaktır. Tutkunu olduğu İtalyan Giallo sinemasındaki filmlerden birinin başrolündedir adeta: Ölü çocuklar, gök gürültülü geceler, gizli günlükler, eski anahtarlar, güzel ve suskun kadınların dünyasındadır artık. Öncelikle ilgi çekici konusuyla kitabı çok beğendiğimi söyleyerek başlayabilirim. Yazarın kalemini ve üslubunu da çok beğendiğimi söyleyebilirim. Kitap kendini baştan sona kadar bitmeyen bir merak ve heyecanla okutuyor. Kitaptaki olayları büyük bir şaşkınlık ve hayretle okudum. Spoi olmaması adına bu şaşırtıcı ve korkutucu olaylardan bahsetmeyeceğim. Kitap ana karakter Begüm'ün bakış açısıyla aktarılmış. Kitabın sonlarına doğru sırlar bir bir açıklandı ve heyecan tavan yaptı. Taşlar bir bir yerlerine oturdu. Kitabın bazı kısımları gerçekten tüyler ürperticiydi. Adeta duygudan duyguya sürüklendiğimi hissettim. Bütün soruların tek tek cevap bulduğu ve aklımızda asla soru işaretlerinin kalmadığı bu akıcı sürükleyici ve güçlü tempolu kitabı gerçekten çok büyük bir heyecanla okudum. Ayrıca kitapta gerilim de bolca mevcuttu. Tüm okurlara tavsiye ederim. Kitaplarla kalın. Keyifli okumalar. Sevgiyle.<3
1000Kitap
Tilki, Baykuş, BakireYaprak Öz · Yitik Ülke Yayınları · 2017368 okunma
Hayyammm
Rica ederim
Tilki Baykuş Bakire
9/10
·202 syf.··
Beğendi
·
2025 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2025 22:14
Merhabalar herkese... Yaprak Öz'ün kaleminden Tilki, Baykuş, Bakire isimli kitabının kendimce küçük bir incelemesiyle buradayım. Kitabın konusu; Eşinden boşanan Begüm, kızı Ada'yla yeni bir hayata başlamıştır. Anne kızın huzurlu günleri, Begüm'ün tesadüfen bulduğu bir deste eski mektubun sahibini aramaya başlamasıyla karanlığa bürünür. Kökü 1950'lere dayanan bir aile sırrı, yıllardır saklı kaldığı yerden çıkıp, domino taşı etkisiyle kızının ve okul arkadaşlarının hayatını tehlikeye atınca, Begüm içine çekildiği korkunç gizemi çözmek için canını dişine takacaktır. Tutkunu olduğu İtalyan Giallo sinemasındaki filmlerden birinin başrolündedir adeta: Ölü çocuklar, gök gürültülü geceler, gizli günlükler, eski anahtarlar, güzel ve suskun kadınların dünyasındadır artık. Öncelikle ilgi çekici konusuyla kitabı çok beğendiğimi söyleyerek başlayabilirim. Yazarın kalemini ve üslubunu da çok beğendiğimi söyleyebilirim. Kitap kendini baştan sona kadar bitmeyen bir merak ve heyecanla okutuyor. Kitaptaki olayları büyük bir şaşkınlık ve hayretle okudum. Spoi olmaması adına bu şaşırtıcı ve korkutucu olaylardan bahsetmeyeceğim. Kitap ana karakter Begüm'ün bakış açısıyla aktarılmış. Kitabın sonlarına doğru sırlar bir bir açıklandı ve heyecan tavan yaptı. Taşlar bir bir yerlerine oturdu. Kitabın bazı kısımları gerçekten tüyler ürperticiydi. Adeta duygudan duyguya sürüklendiğimi hissettim. Bütün soruların tek tek cevap bulduğu ve aklımızda asla soru işaretlerinin kalmadığı bu akıcı sürükleyici ve güçlü tempolu kitabı gerçekten çok büyük bir heyecanla okudum. Ayrıca kitapta gerilim de bolca mevcuttu. Tüm okurlara tavsiye ederim. Kitaplarla kalın. Keyifli okumalar. Sevgiyle.<3
1000Kitap
Tilki, Baykuş, BakireYaprak Öz · Yitik Ülke Yayınları · 2017368 okunma
Hayyammm
Kaleminize sağlık...
İyi okumalar.
Puan vermedi·296 syf.··
2025 36. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 23:12
Günümüz insanının hayatına sade ama düşündürücü bir dille yaklaşan bir eser. Olmak istediğimiz, yaşamak hayalini kurduğumuz ya da özellikle kaçtığımız hayatları farklı olay örgüleriyle önümüze koyuyor. Her döngü, her kitap bambaşka bir yaşamı temsil ediyor; aslında biz buna en basit hâliyle “kader” diyoruz. İnsanoğlu yetinmeyi pek beceremiyor. Elindekini görmek yerine, hep “ya şöyle olsaydı?” ya da “böyle olmalıydı” sorularına takılıp kalıyoruz. Oysa hayat, varsayımlarla değil yaşananlarla anlam kazanıyor. Sahip olduğumuzu yaşamak, bulunduğumuz hâli sevmeyi öğrenmek belki de en zor ama en gerekli olanı. Bu kitap bana, kendi hayatımı kabullenmenin bir vazgeçiş değil; aksine onu daha berrak, daha değerli görmenin bir yolu olduğunu hatırlattı. Kendimizi ihtimallerle yormak yerine, içinde bulunduğumuz yaşamı sahiplenmenin huzurunu fısıldayan bir okuma deneyimi sundu.
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
Hayyammm
Yüreğinize kaleminize sağlık...