Ama bir beklediğiniz varsa genellikle gelmez. Beklemek çünkü, bir olmazı oldurmayı umanların safdilliğidir. Gelecekler zaten kalbinizi yormadan
gelir. Bekletmek, gelmeyeceklerin işidir. Bu yüzden en çok gelmeyecek olanlar beklenir.
Yas, gözyaşından olduğu kadar buruk tebessümden; kaybedilen geçmişten olduğu kadar kazanılamayacak gelecekten de besleniyor. Bu yüzden, kâh geçmiş anların yetim hatıralana dalyor, kâh gerçekleşemeyeceğini bilmenin hüznüyle yeşeren kırık dökük hayaller kuruyordum. Hayaller, ceplerinde sırça kırıklıklarıyla gezdiklerinden, hatıralardan bile daha tehlikeli, hatta vahşiydiler.
“Bazı iplerin kolay koptuğunu, bazılarınınsa asla kopmadığını bilecek kadar kalmıştım hayatta. İnsanın kendine kaçacak pay bırakması; ille de bağlanacaksa bir yere, çürük ipler seçmesi gerektiğini bilecek kadar yaşamıştım.