Kitabı okumaya başladığımda Cemil Meriç'in tavsiye etmesinin sebebini derin bir merakla okumaya başladım. Okudukça sebebini anlamaya başladım. Okudukça düşündüm. Kendi topraklarımızda böyle değerli bir doktor olmasının ve kitabının yeni yeni tanıtılmasına şaşırdım. Tabii bir de zamanında bu kitabın müellifinin de esinlendiği Fransız yazar Payot'un kitabını Cemil Meriç tavsiye etmiştir deyip yayınlayan yayınevlerinin bu kitabı arka plana atmalarını anlamış değilim. Böyle bir değerimiz var ve bizler sahip çıkmakta kendimizi alıkoyuyoruz.
Kitap birçok yönde sizlere çok iyi gelecektir. Okudukça kendinizden bir parça bulacak ve derin derin düşüneceksiniz. Kendinize tedavi yolu bulup kendi tedavinizi kendiniz bulacaksınız.
Bu kitapta beni etkileyen bölümlerden biri de müellifin "Vatan" tanımıdır. Kitaptan birkaç bölüm aşağıda sizlere sunulmuştur. Okuyacaklar için iyi okumalar dilerim.
"Fikirlerle fillerin ve duyguların ilişkilerini yöneten büyük bir kanun vardır ki o da șudur: Beyin tarafından kabul edilen fikir, derhal fiile dönmeye meyleder"
"Fikir, duyguyu doğurur. Hüzün kelimesini okumak veya işitmek derhal bizde de hüzün duygusunu doğurur. Korku, öfke, zevk, aşk ve haset gibi bilumum duygular da aynı kanuna tâbidir. Bazen bir öfke patlaması halindeyken
bilincimizi sükûnet fikri șiddetle istilâ ederse, öfkemiz sükûnete dönüşür. Bir ortama, bir gezintiye veya bir gösteriye gittiğimizde önceden fikrimizde zevk veya keder duygusundan biri olduğu için
hakikaten eğlendiğimizi ya da kederlendiğimizi görürüz
Etrafmızdakilerin duyguları bulaşıcı bir hastalık gibi bize de bulașır. Gayet mahzun olduğumuz sırada șen bir arkadaşın kahkahaları bizi de gayr-i ihtiyari güldürür. Sevinçli kimselerle beraber sevinir, hüzünlü ve ızdırap çeken kimselerin de hislerine ortak