Hasan Dağ

Hasan Dağ
«Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe» «Herkes kendi içine baksın.»
İnsanın,herhangi bir konuyu yanlış yorumlama konusunda gösterdği direnç gerçekten hayranlık uyandırıcıdır.Yanlış anlamak,insanın şanındandır.
Sayfa 72 - İz·Kitabı okudu
Edebiyat - Şiir - Düşünce
Reklam
Tanrı, insanda en çok, özgür iradeye değer verir ve bu yüzden, kendine iman edilmesi için gökyüzüne yıldızlarla ‘tanrıya inanın!' yazmaz ama evrenin her yerine birtakım işaretler bırakır. Hatta, bir kulunun duasını, nadiren de olsa, henüz dünyadayken kabul etmeye karar verdiğinde, bunu o kadar belirsiz bir şekilde yapar ki, insan çoğu zaman, o şeyi kendi yetenekleriyle başardığını vehmeder – zaten böyle düşünmeye meyyaldir ve böyle düşünmek insanın tabii ki işine gelir, o da ayrı mevzu. Hani, bildiğiniz fıkra; adamın biri kalabalık bir caddede park yeri arıyor, çok önemli bir toplantıya yetişmesi lazım, ama iğne atsan yere düşmez, öyle bir trafik var. Bir yandan tanrıya yalvarıyor, bir yandan o sokaktan çıkıp bu sokağa giriyor, bütün park yerleri dolu, iki metre yer yok. Allah'ım diyor, bana bir park yeri buldur, lütfen, bundan sonra ibadetlerime daha çok dikkat edeceğim, ordan dönüyor yok, burdan geçiyor yok, Allah'ım diyor, bana bir park yeri buldur, lütfen, bundan sonra daha iyi bir insan olmaya çalışacağım, sağa dönüyor yok, sola dönüyor yok, o esnada, az ilerden bir araba çıkış yapıyor, park yerinin boşaldığını gören adam hemen şöyle diyor tanrıya: Allah'ım tamam, buldum ben, gerek kalmadı!
Sayfa 35 - İz·Kitabı okudu
Din
Haklı olmak kadar kişiyi kör eden başka bir şey yoktur!
Haklı olduğunda, yani gerçekten ve gerçekten haklı olduğunda, muhatabının haksızlığından, kötülüğünden, yanlışlığından, çirkinliğinden bir düşmanlık üretmek, meslek yaşamınız boyunca en keyif alacağınız işlerden biri olacaktır. Zira haklı olmak kadar kişiyi kör eden başka bir şey yoktur! Tanrı merhameti emreder; biz şeytanlar ise, insanın acımasız olmasını. Tanrı dengeyi emreder; biz şeytanlar ise, insanın taraf olmasını. Gerçek merhamet, senin haklı olduğun, muhatabın haksız olduğu durumda ona merhamet duyabilmektir; gerçek ruhsal denge, senin haklı olduğun, muhatabın haksız olduğu halde, onu anlamaya çalışmaktır. Gerçekten haklı bile olsa, insanın, merhametsizce haklılık iddiasında bulunması; işte şeytanı olan budur! Bizim başarmamız gereken, mukayese sonucunda farklılık ortaya çıktığında, bu farklılıktan mutlaka bir iddia üretebilmektir. Hele de kişi haklıysa, bu haklılık iddiası, insanı elimizde oyuncak edebilecek en önemli zihinsel durumlardan biridir. Muhatabın haksız olması, kötü olması, yanliş olması veya çirkin olması, ona karşı düşmanlık ve nefret üretmek için bize en uygun zemini, sonucu kan dökme bile olabilecek o muhteşem fitne ve fesat zeminini sağlar. Habil'de neyi başaramadığımızı anlıyor musunuz? Haklı olduğu halde inatlaşmayan insan, haklı olduğu halde iddialaşmayan insan, bizim en büyük problemimizdir. Haklı olduğu halde, haksızlık yapana bile merhamet eden, onu o duruma düşüren şartları tahlil edip, onu o durumdan kurtarmak isteyen insan, bizim en büyük problemimizdir. Affeden, bağışlayan, selamet dileyen insan bizim en büyük problemimizdir. Çünkü sevgi ve merhamet rahmani; nefret ve düşmanlik şeytanîdir! İnsan, diğer insanları hor görmezse, onlardan nefret edemez; onlara düşmanlık besleyemez. İnsanı, merhamet denizine girmekten, onu ancak
Sayfa 22 - İz·Kitabı okudu
Edebiyat

Hasan Dağ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
5 günde okudu
·
2025 4. kitabı
Ömer Faruk Dönmez
9.2/10 · 147 okunma

Hasan Dağ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·512 syf.·
25 günde okudu
·
2025 3. kitabı
Abdulkadir Şen
9.1/10 · 98 okunma
Reklam