Deniz Kenarındaki Yazlığında Emekliliğinin Tadını Çıkaran Ordinaryüs Profesör Doktor İblis Kurtdüşüren’le

Son Röportaj

Ömer Faruk Dönmez
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
160
Basım Tarihi:
Ocak 2025
İlk Yayın Tarihi:
2025
Yayınevi:
İz Yayıncılık
ISBN:
9786053269700
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·160 syf.·
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Dini ,felsefi ve derinlikli; düşündüren bir kitaptı.. zor okudum beynim yandı :) Yazarın ironikliği eğlendiriyor ama düşünce yapısını onaylıyor destekliyorum. Şeytanın hilelerini ve insanın maksadını çok güzel ele almış. Zaman ve kıymet verip ne olursa olsun en az 2 kez okunmalı. Son Konuşma da 2 kez okumuştum bir daha okusam yeridir.
Son RöportajÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 202548 okunma

Yazar Hakkında

Ömer Faruk DönmezYazar · 16 kitap
1976 Adana doğumlu olan Ömer Faruk Dönmez, 1997 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat bölümü mezunudur. On altı yaşındayken Türk Edebiyatı dergisinde ilk hikâyesi yayımlandı. Daha sonra Çınar, Ay Vakti, Atlılar, Huruç, Hece, Hece Öykü, Cafcaf, İhtiyar, Fayrap ve Müdahale dergilerinde yazdı. Evli ve iki çocuk sahibidir. Yazarın metinleri dil, anlatım ve kurguda kendine özgü nitelikler taşır. Türk hikâyesinde ironiyi başarıyla kullanan yazarlardandır. Hikâyelerini amaçtan ziyade araç olarak kullanan yazar, didaktik üslubu, metin ve dil üzerindeki hâkimiyetiyle toplumsal meselelere değinir. Modernizm, emperyalizm ve kapitalizmin içinde kaybolmuş insanın kendisini bulmasını sağlayan, bu amaçla okuru düşündüren ve okurun mantığını harekete geçiren bir anlatımı vardır. Modern hayatın garipsenmeyen alışkanlıklarına, insanoğlunun kabullenmişliklerine mizah yeteneğini kullanarak, aynı zamanda edebî bir dille dikkat çeker. Hamza karakteriyle modernleşmekte olan müslümanlara unuttuklarını veya görmezden geldiklerini hatırlatmaya çalışır. "Bir Yobazın Günlüğü" ile zihinleri meşgul eden "aydın, yobaz" gibi kavramları ve bu kavramların çağrışımlarını sorgulatır. Bu yönleriyle yazar, hikâyeyi romana tercih eder. "Tutuklu Kurbağa" hikâyesiyle kısa hikâyenin etkileyici ve vurucu bir anlatım gücüne sahip olduğunu gösterir. "Hamza" ve "Bir Yobazın Günlüğü"nü ise uzun hikâyeler olarak tanımlar.