William Golding'in ilk kitabı olan bu roman okullarda okutulmuş, ayrıca 1983 yılında Nobel Edebiyat Ödülü almıştır.
Roman bir atom savaşı zamanında geçer ve güvenli bir bölgeye götürülmek isteyen çocukların bulunduğu uçağın bir adaya düşmesiyle başlar. Pilotun hayatını kaybettiği kazada 6 ve 12 yaş arası çocuklar ıssız bir adada yalnız kalmışlardır. Kitap gerçekçi anlatımla yazılmış bir alegoridir. Mekan olarak seçilmiş olan ada, aslında çocukları dış dünyadan izole etmenin sembolüdür. Kazada pilotun ölmesiyle başlarında otoritenin bulunmamasıyla çocuklar tek başlarına kendi iç dünyalarına yolculuğa çıkacaklardır.
Kitapta baskın olan dört ana karakter bulunur. Bunlardan birincisi Ralph, 12 yaşında iyi huylu, güzel bir çocuktur. Başta bu adada iyi vakit geçireceklerini düşündüğünden mutludur. İlk tanıştığı Domuzcuk şişman, gözleri kör denecek kadar kötü gören, astım nöbetleri geçiren ve ayrıca çocuklar arsında en üstün zekalı olandır. Domuzcuk durumun korkunçluğunun farkındadır ve bütün çocukların toplanıp kurtulmak için çare bulmaları gerektiğini düşünür. Domuzcuk'un önerisiyle Ralph sudan bulduğu deniz kabuğunu öttürerek çocukları çağırır ve toplantı yaparlar. Bu deniz kabuğu demokrasinin ve düşünce özgürlüğünün sembolü olur.
Ralph şef seçilir ve buna itiraz eden Jack olur. Jack lider özelliklerine sahip fakat güce düşkün ve zorbalığa meraklıdır. Kilise korosunun başı olan ve onları yöneten Jack aslında bir Hitlerdir ve koro çocukları bir nevi Nazi ordusudur. Domuzcuk geçen bir geminin onları kurtarabilmesi için bir ateş yakılması ve barınaklar yapılması gerektiğini söyler. Başlarda bunlara önem veren çocuklar zamanlar ateşi ve barınak yapımını umursamamaya başlar. Jack avlanırken, Domuzcuk da güneş saati gibi icatlarla uğraşır. Barınakları yapan Ralph ve