Nahif Okur

Nahif Okur
Bir tek ülke istiyorum adı Dünya Bir tek ırk istiyorum adı İnsan Bir tek kaynak istiyorum adı Sevgi... Nazım Hikmet Ran İnstagram : instagram.com/nahif.okur?utm_...
Memur
Lisans
Manisa
Manisa, 24 Kasım 1984
1276 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
SolAyağım Daha önce pek fazla okumuyordum. Kitaplar evimizde pek sık görülmezdi. Ekmeğin daha önemli olduğu düşünülürdü. Karnımızı doyurmak zihnimizi doyurmaktan daha önemli bir işti...
Reklam
6/10
·189 syf.··
Beğendi
·
2018 36. kitabı
SolAyağım Christy Brown, beyin felcinin bir kurbanı olarak dünyaya geldi.Bu, Christy Brown'ın kendi hikâyesidir. Yazarın, sol ayak parmaklarıyla yazmayı, resim yapmayı ve daktilo kullanmayı öğrenmek için çocukluğunda gösterdiği mücadeleyi anlatmaktadır. Kitabın ilk sayfalarından itibaren gözyaşları içerisinde okuyacağınız bir yaşam öyküsü. Hani çocuklarımız kötü bir not aldıklarında,onlara olan tüm inancımızı yitiririz ve senden adam olmaz der onlari aptalıkla suçlarız...Daha ilk kötü not karşısında ki yenilmişliğimizi gösterir bu davranış aslında... İşte bu kitap bize,çocuklarımıza karşı yaptığımız bu yanlışların farkına varmamızı sağlayacak.Hatta anne olmanın doğurmaktan öte, özveri ve sabırla harmanlanmış insan üstü bir varlık olduğunun farkına varmamızın en büyük kanıtı belkide bu kitap.Hayata gözlerini açtığı andan itibaren hiçbir uzvunu kullanamayan hatta doktorların bile umut vermediği Chrısty'nin hayata tutunmasını konu alan bu kitap beni çok etkiledi.Bu kitaptan sonra anne kelimesinin anlamı çok başka benim için... Bir anne düşünün...etiyle kemiğiyle, dişiyle, tırnağıyla bir anne...olmazları olduran bir anne...Ben bu kitabı okuduktan sonra "umut" kelimesinin eşanlamlısını buldum "anne"... Tüm olumsuzluklara karşı sağır ve dilsiz sadece inancına sığınmış bir anne... Yıllar sonra karşına bir doktor çıkar Chrısty'nin,annesinden sonra ikinci umut vereni bu doktor olur.Hayatının belkide dönüm noktasını bu doktor sayesinde yaşar çünkü inancıyla sabrıyla ve en önemlisi christy'e verdiği değerle sadece bir doktor değildir artık... İşinin sadece reçeteye ilaç yazmak olmadığını bilen tüm doktorlara sonsuz saygılar... Mutlaka okunması gereken otobiyografi kitabı... Keyifli okumalar... Sol Ayağım Christy Brown Çeviri:Filiz Kahraman Nemesis yayınları
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201794,8bin okunma

Nahif Okur

, bir kitap okudu
6/10
·189 syf.··
Beğendi
·
2018 36. kitabı
Christy Brown
8.3/10 · 94,8bin okunma
Bin hüzünlü haz Nedense bana, henüz kimsenin ulaşamadığı, hatta kimsenin oturup hayalini bile kuramadığı, harikulade bir sonsuzluğa gidiyormuşuz gibi geliyor...
5/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2018 35. kitabı
Bin hüzünlü haz Şöyle ki görmüş olduğunuz bu kitap tam 21 günde bitti. Bunun sebebi,benim çok yoğun olmamla birlikte özümsenerek okunacak bir kitap olmasından dolayıdır. Öyle ki dönüp dönüp okuduğum satırlar oldu,bu sebepten yorgun olmadığım kafamın dingin olduğu zamanları seçtim okumak için ve sonuç kendi adıma muhteşem bir kitap ziyafeti oldu... Arayışın romanı demişler "Bin Hüzünlü Haz "için...Başından başlayarak Alaaddin adında bir karakteri arayışın peşinde geçiyor roman. konusu içinde saklı oda kitabın kendisi aslında... Betimlemelerle başlayıp betimlemelerle biten bir kitap... Şiirsel bir dil söz konusu...Ne anlattığı değil nasıl anlattığı önemli Hasan Ali Toptaş'in... Konusu itibariyle bu kadar bilgi yeter aslında. Çünkü Hasan Ali Toptaş kitaplarında dili kullanma biçimi dikkat çekicidir. Kitap okuma biçimim biraz farklı bebim,genelde değerli yazarları okumadan önce araştırım ve bilgi edinirim. Okuyacağım kitabıyla ilgili nasıl bir yol izlemiş ve nasıl bir ruh haliyle yazdığı benim ilgimi çeker. Bu kitapta da bunu inceledim ve sizlerle de paylaşmak istiyorum; Esin kaynaklarını şöyle açıklamış yazar; - Kendime akraba saydığım yazarlar var. Bunlar Oğuz Atay, Bilge Karasu, Yusuf Atılgan; dünya edebiyatından ise Kafka ve Kundera'nın roman üzerine görüşleri ile bazı romanlarına yakın hissediyorum kendimi. Bin hüzünlü haz için şunları söylüyor; ‘Bin Hüzünlü Haz’, beni en çok üzen kitabım oldu. Bir yayınevinden, ‘Sen bunun etini, yağını, suyunu, tuzunu, baharatını o kadar çok koymuşsun ki, bir oturuşta yenmiyor’ dediler. Bir oturuşta tüketiliverecek yapıtlar istiyorlardı. Dehşete kapıldım. İyi yapıt, zaten edebiyat dışıdır. Yani edebiyatın o ana dek oluşagelmiş kurallarının dışına fırlamış bir yapıttır. Daha sonra edebiyata dönüşecektir. Yani öyle çerezlik okunacak
Bin Hüzünlü HazHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20194,926 okunma
Reklam