Bir tek ülke istiyorum adı Dünya Bir tek ırk istiyorum adı İnsan Bir tek kaynak istiyorum adı Sevgi... Nazım Hikmet Ran
İnstagram : instagram.com/nahif.okur?utm_...
Kraliçenin Pireleri/Tarık Tufan
Kitabın ismini hep "kraliçenin perileri"olarak okudum nedense,taki kitaba ismini veren hikayeyi okuyana dek meğer kitabın ismi "kraliçenin Pireleri" olduğunu pireli kraliçeyi okuyunca anladım.
Bu kez yazar gözünün gördüğü ve kalbini acıtan tüm acıları yazmış. Kalburüstü tabir edilen insanları ve bu insanların ezdiği,hor gördükleri ezilmişleri kaleme almış. Onyedi yaşındaki bir kız çocuğunun,bir tuvalette düşük yaptığı çocuğunu dillendiriyor ve haykırıyor tüm öfkesini,doğmadan ölümle yüzleşen bebek... Tecavüze uğrayan her kadının çığlığını dile döküyor başka bir anlatımında. Yaşadığı hayatta nerede bir haksızlık gördüyse yazmış bir nevi acılara tercüman olmuş ve öyle bir edebiyatla anlatmış ki,bu acıları içimizde hissediyoruz. Etrafımızda olan biten bu acıları görmezden gelişimizle yüzleştiriyor. Kafamızı çevirdiğimiz,banane deyip yol aldığımız boşverdiğimiz o insanları anlatıyor. Fabrikada çalışan işçi kızın eve ekmek götürme gayretini, işe giderken utana sıkıla taşıdığı sefer tasını saklamaya çalıştığı poşetten tutunda,küçücük yaşta boya sandığının başında ekmek parasını kazanma telaşına düşmüş çocuğun delik ayakkabısını,parlattığı ayakkabılara inat anlatıyor. Kitabı okurken "fabrikada tütün sarar"şarkısını dinlemenizi öneririm.
Edebiyat severseniz bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim zira muhteşem bir anlatım.
Kitapla ve sevgiyle kalın...
Tarık Tufan
Kraliçenin Pireleri
Profil kitap yayınları
Sayfa:187
Hüzün ve Tesadüf/Mustafa Kutlu
Dün kütüphaneye kitap teslim etmeye gittim ve aklımda üç kitap vardı, üçünü de bulamayıp başka kitaplara baktım. Mustafa kutlu Uzun hikâye kitabını okuyup çok sevmiştim rafta yazarın kitaplarını görünce hemen çekip aldım birtanesini.
Yazarın bu eserinde 17 hikaye yer alıyor. Hepsi güzelmiydi derseniz ben ikisi dışında pek beğenmedim.
Su sesi hikayesi beni alıp onbeş yirmi yıl öncesine çocukluğumun Akhisar'na götürdü. Her sokak başındaki çeşmelere,insanların soluklanıp su içtikleri,yazın yüzlerini yıkayıp nefeslendikleri ve en önemlisi de sokak hayvanlarının susuz kalmadığı o yıllara götürdü. Ne kadar çabuk ayak uyduruyoruz yeni dünya düzenine ve yaşamına, oysa ne kadar değerli miraslarımız var. Bunların yıkılmasına tahrip edilmesine ne kadarda kayıtsız kalıyoruz. Şimdiyse eğer kaldıysa bir kaç duyarlı vatandaş birkaç kap kaçakla su bırakıyor kapısının önüne...
Şu sözlerle anlatıyor yazar eski dünya özlemini;
"Sözün özü eski dünya, eski günler pılını pırtısını toplayıp hayatımızdan çekip gitti."
Geri getirmek ve sahip çıkmak için hala imkanımız varmıdır bilmiyorum ama özlediğim kesin...
Kitapla ve sevgiyle kalın...
Mustafa Kutlu
Hüzün ve Tesadüf
Dergâh yayınları
Sayfa:90
Hüzün ve TesadüfMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20074,867 okunma