elif nur

Hayata çiçeklenme arzusuyla...
Puan vermedi·116 syf.··
2026 2. kitabı
Türkan, kendi hayatının öznesi olamamış ve hayatının direksiyonuna geçememiştir. Bunu karavanıyla uzun yolculuğa çıkarak yapar. Türkan, yola ciktiginda Ulaş ile tanışır. Onun sıcakkanlılığı ve yeni teklifleriyle yeniliğe adım atar. Hayata köklenmek isteyen bir kadının başta zorlayan ama en nihayetinde çiçeklenen bir yas hikayesini anlatıyor. Yas zamanlarında hayatı kolaylaştıran insanların varlığı armağan gibidir. Korkuyla "Acaba yapabilir miyim?" Endişelerini onlarla paylaştığımızda yapılabilirmiş gibi hissettirdikleri için çok önemli insanlardır.
1000Kitap
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,4bin okunma
Kitabı beğenenler film olarak "nomadland"ı sevebilirler.
Reklam
Hiç huyum değildir ama içimden geldi
Bunca yıl herkesten kaçtın En sonunda buldun sandın Ansızın içini açtın "Yapma" dedim yaptın gönül Gözleri senden uzaktı Fark edilmez bir tuzaktı Sana böylesi yasaktı "Yapma" dedim yaptın gönül O bir yolcu sen bir hancı Gördüğün en son yalancı İçindeki derin sancı "Gitmez" dedim kaldı gönül Sen istedin ben dinledim "Senden ayrı olmaz" dedim En sonunda ben de sevdim Şimdi beni kurtar gönül youtu.be/wcuw_3DRlUs?si=...
Edebiyat
Bir bildiğim Kimi hala sevdiğim Unutmuşum yalandı Bir sen bilirsin bir de ben Söylesem başkalarına o da yalan.
Pek çok kaygı hastalığının ayırt edici niteliği de yine bir nesneye sa­hip olmasıdır, kişi neden kaygı duyduğunu bilir, ama nesne­nin, bu kişinin hayatında kendisini nasıl açığa vuracağı ke­sinlikten yoksundur.
Edebiyat
Geceleri kendi kendime saçma senaryolar kurmam geldi aklıma :))
elif nur yorumladı.
Önerilerinizi bekliyorum..
"Hangi kitap sizde derin bir iz bıraktı?"
Sayfa 26 - Athica Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Murathan Mungan şairin romanı
elif nur bir yorumu yanıtladı.
îmâmiyye, Onikinci imam, Muhammed’i, Muhammed Peygamber’in hadîslerinde adı geçen ve son zamanlarda çıkıp dünyayı adaletle dolduracağı vâdedilen Mehdî olarak tanırlar. Onlarca 869'da, yahut 870'te doğan Muhammed, babasının ölümünden sonra gizlenmiş, bu gizlilik 920 yılına kadar sürmüştür. Bu müddet zarfında, birbiri ardınca dört kişi, îmâm’la Şîa arasında elçilik etmiş, 920'de son elçinin ölümünden sonra büyük gizlilik devri (gaybet-i kübrâ) başlamıştır ve bu devrin sonunu ancak Tanrı bilir.
Sayfa 46·Kitabı okudu
1000Kitap