Modernliğin bastırma, kaçınma veya gizleme eğiliminde olduğu iğrençlik, analitik bakış açısının benimsenmesi ile birlikte temel bir nitelik kazanır. Bu sözcüğü analistin azizliğiyle ilişkilendirildiğinde kaçan böyle der; geride kalan tek mizahi boyutunun kara mizah olduğu bir bağlantıdır bu.
Modern edebiyat, farklı değişkeleriyle ve öznellik-dışılık [a-subjectivité] ile nesnellik-olmayanın temsil ettiği imkânsızın nihayet keşfedilen olası dili olarak yazıldığında, aslında iğrençliğin yüceltilmesini önerir. Böylece edebiyat, kutsalın geçmişte kişisel ve toplumsal kimliğin sınırlarında yerine getirdiği işlevleri üstlenir. Gelgelim bu kutsallaştırma, ayini olmayan bir yüceltmedir. Günahkâr bir yüceltmedir.
Gündelik hayatın eleştirel çözümlemesi ideolojileri açığa çıkaracaktır; gündelik hayat hakkındaki bilgi ise, ideolojik bir eleştiriyi ve sürekli bir özeleştiriyi kapsayacaktır.
Gösterilenlerinizi giderek silikleşen gösterenlere, imgelere, nesnelere,kelimelere; gösterenlerinizi ise gösterilenlerinize yani, sizin neye inanmanız ve nasıl olmanız gerektiğini size göstermeye yardımcı olan propagandalara, tumturaklı sözlere ve açıklamalara bağlayarak birçok seraba kapılırsınız. Şu halde, eğer televizyonda, radyoda, sinemada, basında göstergelerden oluşan bulutların üzerinizden geçmesine izin verir ve sizi yönlendiren yorumları benimserseniz, varolan durumun edilgen bir kurbanı oluyorsunuz demektir