"Sana seni seviyorum diyemem belki ama kalabalık bir ortamda gülerken ilk senin gözlerine gülümserim ve eve giden kısa yolu seninle birkaç adım fazladan atabilmek için uzatırım. Bazen de bilerek adresi kaybederim. Bilmem ki anlaman için bazen elimi kaybeder, elinde ararım. Bazen de ezbere bildiğim şarkının nakaratında saçmalarım. En güzel kelimelerle kurduğum cümlenin devrilmesini seyrederim. Konuşurken aniden bir kekeme oluveririm. Bazen de yağmurlu havada şemsiyeyi başımız yerine yağmur ıslanmasın diye tutarım. Kaybolur ayaklarım, aniden topallayarak sana yaslarım omzumu, anla ama sana seni seviyorum diyemem, anla. Hadi elimi tut, gökyüzü bulutlardan düşüyor."
Evin mimarisi bizzat Tevfik Fikret’in kendisine ait olduğu muazzam bir yapı! Her karesi ayrı bir başyapıt, göz alıcı. Gezerken çok keyif aldım lakin dikkatimi bir şey çekti o da, tabloları ve resimleri incelerken altında ne olduğuna dair yazılar bulunan küçük simgede yazım yanlışlarının bulunması. Türkçe ile beraber İngilizce açıklaması bulunan bu simgede, İngilizce olanlar doğru bir şekilde yazılmışken Türkçesi neden bu kadar dikkate alınmamış!! Bu durum beni üzdü ve kızdırdı. Böyle değerli bir sanatçının yapıtlarını en azından daha dikkate alınmasını beklerdim. Yine de gerek boğaz manzarası olsun gerekse yerleşke olarak harikulade bir yer. Gidip görmenizi ve sizin de incelemenizi isterim, hayran kalacaksınız.
Fotoğraflar bana aittir.
“Hayatım boyunca geçmişimi araştırmış, analiz etmiş, yeniden yapılandırmıştım ama şimdi fark ediyorum ki içimde belki hiçbir zaman tüketemeyeceğim nice gözyaşı, nice acı saklı kalmış.”
Beni söylediklerimde arama…
Ben söyleyemediklerim de gizliyim…
O göremediğin koskoca derya gönlümdür, gördüğün sahil ise dilim…
Kıyılarıma vuran dalgalara şaşma…
Onlar aşktan gel-git’im.
Beni kendinde, kendimde arama…
Ben hem bende hem sende bir gizim…
Beni Mecnun’dan, Leyla’dan sorma…
Ben yalnız Mevla’dan bir izim…
Mevlana Celaleddin-i Rumi