Ağustos ayının başları... Tolga, mavilerin ortasında yükselmiş duran Kız Kulesi'ni derin derin izledi. Leandros'un aşkını düşündü. Hero'yu... Boğazın soğuk sularına gömülen âşıkları. Hazin hikâyenin trajik sonunu...
İnsan yer, içer, uyur. Bünyesindeki yorgunluğu bir günde atar; fakat içinde biriken yorgunluk oturur kalır. Ne yeme içme, ne uyku... Uykusunda bile rahatsız eder. Kâbus olur... Uzuvların uyuşur. Bir daha uyumayı bile düşünemez insan. Soğuk yenen yemeğin tadını alamamak gibidir bu yorgunluk. Boğazımda düğümlendi tabiri vardır. Bendeki de kördüğüm.
Kitap bir adamın tiyatro da yükseliş hikayesi ve ondan sonraki yaşamını anlatıyor karısıyla çalkantılı ilişkilerini ve sonradan aşık olduğu haticeyi kitap akıcı bir kitap guzel devam ediyor tavsiye ederim