Hoş bir seda bırakmıştı içimde menekşeli mektup. Dili çok akıcı, çok rahat okuyacağınız üç farklı hikaye var içerisinde. Biraz kafa dağıtmak, başka diyarlara gitmek ihtiyacı duyarsanız, menekşeli mektupların kokusunu takip etmenizi öneririm. Hiç sıkılmadan okudum, lakin bence kalıbına sığmıyor yazar,o kadar akıcı ve güçlü yazmış ki bittiğini sona geldiğinde anlıyor insan. Devamı olmalı dedim sonuna geldiğimde. Kendimi yarım kalmış hissettim ve günün geri kalan vaktinde kitaptaki hikayeleri kendi kafamda yeniden kurguladım. Ve Dedim ki kendimce Postacı eşini gördükten sonra verdiği tepki ne oldu? sonradan sevdiği kadına karşı olan duygularını köreltti mi ? Ve diyor ki bir bölümde
Ama aşk dediğin nedir ki?
Postacı:
-Nedir?
Kahveci gülümsüyor, hafifçe eğilerek:
-Muhabbet iki başlı olacak arkadaş. Tek taraflı oldu mu sakat. Kara sevdaya girer. -Çaresi?
Hikmetli bir söz söylüyor kahveci:
-Ya tahammül, ya sefer!..
Özellikle hacca gitmek hikayesi beni çok etkiledi. Manen hissettiklerimin yanında, insanların anlatımı bambaşkaydi.
Ve son olarak o asker Sibirya' nın soğuma teslim oldu da geriye dönebildi mi? Ne kadar soru işareti kalmış olsa da Mustafa Kutlu bir başka güzel... Merak uyandırıcı ve akıcı. Ve bir kitapta en çok okuyucu ile konuşması ayrı bir tat bırakıyor. Okuyucuya karşı dost olan kendi kalemini bu rahatlığına bırakan yazarları başka seviyorum... tavsiye ederim keyifli okumalar şimdiden .
Mustafa Kutlu’nun “Sır” kitabı birbirine zincirlerle bağlı sekiz tasavvufi hikayeden oluşuyor. Hikayelerin temelindeki şeyh-mürid ilişkisi efendi-ihvan kavramları ile anlatılmış. Karakter olarak da efendisini arayan, efendisinin peşinden giden ya da onu sonradan aklına getiren ihvan ve ihvanın aradığı, akıl aldığı efendisi karşımıza çıkıyor.
Fakat kitap sadece tasavvufi bir eğilimin üzerinde durmuyor. Helal, haram, politika, liyakat, ve güven gibi konulara değinerek hikayeler anlatılmış. Bu anlatış beni biraz da “Tasavvuf ehli, dergahı, şeyhi, efendisi bugün aynı özünde mi?” sorusu ile karşılaştırdı. Bu soruya yine kitaptan yola çıkarak cevap aradığımızda “Hayır” ile karşılaşıyoruz; aynı değil.
Mustafa Kutlu' nun okuduğum ilk kitabıydı. Ve diğer kitaplarını okumaya da teşvik eden bir yazar. Düşündüren Ve aynı zaman da insanlara mesaj veren bir kitap. Tabi herkesçe farklı şeyler anlaşılabilir . Benim nacizane fikrim bana çok şey katacağı. Okudukça kelime darağacındaki eksiklerin yerinin dolduğunu hissettirdi. Bir sonraki kitabında görüşmek üzere...
Peygamber Efendimizin ve sahabelerin hayatlarından kısa kesitlerin, Kur’an-ı Kerim ayetleri ve Hadislerle birlikte anlatıldığı kısa ve öz bir eser olmuş. Kitapta bazı bölümler beni gerçekten çok etkiledi ve üzerinde uzun uzun düşünmeme neden oldu. Ancak bazıları ise o kadar kısaydı ki daha ne anlatığını bile anlayıp üzerine düşünmeme fırsat vermeden bittini gördüm. Kitapta Peygamberimiz' in inen ayetlerin hangi vesile indiğini, bazı ayetler vardır ki dünya ve dünyadaki hiç bir şeye değişmem deyip ince mesajlar veren tadı damakta kalmış bir kitabı buraya bırakıyorum
Ruha dokunan ve kalbe dahi ayrı bir can üfleyen, seni alıp başka iklimlere sürükleyen bir toplama.. Ayet, hadis, rivayet ve kıssalardan; ilim, hikmet, irfan balının lezzetli bir sofrada buluşturan bir kitabı ve hissiyatlarımı buraya bırakıyorum. Keyifli okumalar dilerim....