Hazal Akman

Hazal Akman
@Heyzillll
Kendi görüşü ise, ki bunu açığa vurmuyor, dilin köklerinin şarkıda olduğu, şarkının köklerinin de, olağanüstü büyük ve oldukça boş olan insan ruhunu sesle doldurma ihtiyacında.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Hazal Akman

, bir kitap okudu
8/10
·328 syf.·
2020 90. kitabı
Honore de Balzac
7.7/10 · 53,1bin okunma
Defnettiğimiz insanlar vardır, ama dahası, yüreğimizi kefen gibi saran, anısı her gün çarpıntılarımıza karışan sevdiğimiz insanları da toprağa veririz; onları her solukta düşünürüz, içimizde aşka özgü, hoş bir ruh göçü yasasıyla yer ederler.
İşte gençliğin en güzel duyguları ve büyük dramları böyle bitiyor. Neredeyse her sabah, benim Tours’dan Clochegourde’a gittiğim gibi, dünyayı fethederek, yüreğimiz aşka hasretle dolarak yola çıkarız; ardından, birikimlerimiz çetin sınavlardan geçtiğinde, insanlara ve olaylara karıştığımızda, hiç farkına varmadan her şey küçülür ve kül yığınlarının arasında bir parça altın buluruz. İşte hayat budur! Hayat olduğu haliyle budur: büyük iddialar, küçük gerçeklikler.
Ruhlari da bedenleri gibi bütünleşmemişti; duyguları canlandıran o sürekli iletişim halini hiç yaşamamışlar, ne hüzünlerini ne de mutluluklarını paylaşmışlardı, sinir tellerimize dokundukları, bedenimizin kıvrımlarına bağlandıkları, bu bağlanmaların her birini onaylayan ruhu okşadıkları için, koptuklarında bizi darmadağın eden o güçlü bağlar, onlar arasında mevcut değildi.