Doğunun Limanları ve Kürk Mantolu Madonna Benzerliği ( SPOİLER İÇERİR!)
Amin Maalouf ismini ilk kez üniversitede dünya edebiyatı dersinde duymuştum. Hocamız gruplar oluşturmuş ve her gruba bir ülkenin edebiyatını vermişti anlatmamız için. Bizim gruba Arap edebiyatının gelmesinden pek hazzetmemiştim. İşte o derste bizim grubun anlatımından aklımda kalan tek şey Amin Maalouf ve 3 kitabı oldu: Afrikalı Leo, Semerkant ve Doğunun Limanları. Ne yazık ki bu eserleri aradan geçen 12 senede okumadım. Bugün Doğunun Limanları'nı okumuş bulunuyorum ve neden bu güzel kitaba bu kadar geç kalmışım diye kendime kızmaktayım.
Birkaç hafta önce, birlikte aynı eseri okuyup üzerine sohbet ettiğim dostumla bu kitabı seçtik daha doğrusu ben seçtim hatta daha da doğrusu biraz da mecbur kaldık diyebilirim. İkimizin de aynı kitaba ulaşması bazen mümkün olmayabiliyor. En baştan söyleyeyim son 6 ayda okuduğum ve böylesine tesiri altında kaldığım başka bir kitap yok. Öyle akıcıydı ki kitap, öyle gerçek, sanki bir film izliyormuş gibi hissettim. Bizim de içinde olduğumuz bir coğrafyada, pek yakından şahit olduğumuz insanlık ayıbı şeylerin bir babanın, bir ananın, bir kız evladın hayatını nasıl değiştirdiğini okuyoruz. Kitabı okurken Kürk Mantolu Madonna'yı anımsadım. Orada da bir anlatıcı Raif Efendi'nin mazisini anlatıyordu. Burada da yine bir anlatıcı vasıtasıyla İsyan Kitapdar'ın mahzun hayat hikayesine şahit oluyoruz. İki karakter de kendisini pasif,silik bir kişilik olarak tanımlıyor. Raif Efendi'nin mirastan hakkını eniştesi yiyordu, burada da İsyan'a en büyük kazığı erkek kardeşi atıyor. Ve yine ilginç bir benzerlik İsyan da Raif Efendi gibi büyük aşkını farklı bir kültürden buluyor, ikisinin de sevdiği kadın Avrupalı. İsyan da Raif Efendi gibi sevdiği kadına önce kavuşup sonra