Ağaçların hışırdayan yapraklarından, evlerin çatısındaki kırmızı kiremitlere, sakız beyazı yatak çarşaflarından, balkonlara asılmış rüzgargüllerine kadar hemen her şey incitmeye başladı beni. Yolun ilk günü bile kaç kere gözlerim alev alev yandı. İnsan bir deniz fenerine bakınca ağlamak ister mi? Ne saçmalık!
Duygular, yaşamın en önemli enerjisini bir kapsül gibi içlerinde tutarlar. İfade olanağı verilmezse, enerji kapsül içinde sıkışır ve duygu ile beslenmeyen kişi gelişemez.
... İnsan, davranışını kendi paradigması içinde oluşturuyor. Kişi paradigmasının farkında olmayabilir. Ama ister farkında olsun, ister olmasın, bu paradigma kişinin geçmişinde oluşmuş ve yapılanmıştır.
Yetişkin çocuk, kendi içindeki psikolojik boşluğu sanki kendisine ait eski eşyaları tutarak telafi etmeye çalışır. Bu nesnelere bir tür bağımlılık geliştirir.
.... Çocukluğunda bulamadığı güven duygusunu, aşina olduğu eşyaları toplayarak gidermeye çalışır.