Hilal

İncelemem
10/10
·109 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 16:13
Bazı anlar vardır. Kelimeler o kadar büyüktür ki yutkunamazsınız. O kadar sıcaktır ki yutamazsınız. Tek bildiğiniz kalbinizde oluşan ve daha sonra gözlerinize vuran sızıdır. Yüz altı sayfalık bir kitabın bende bu denli bir duygu seli yaratacağı aklıma hiç gelmezdi. Sayfalarda gezdikçe düğümlendi boğazım, gözlerim yaşardı, acıdan mahvetti, kafamda binbir türlü soruyla veda etti Diana ve sanki veda ederken dahi gülümser gibiydi. Okunmasını tavsiye ettiğim, uzun zamandır bu denli etkisinde kaldığım tek kitap diyebilirim. Her sayfada umudumun körüklendiği bu kez olacak bu kez anlaşılacak diyerek bekledim hep. Tek yaptığı acılarına gülmekti bi of bile demeden. Affet Diana seni duyamadık, çığlıklarını gülümseme zannettik, affet Diana ve Affedin Diana gibi olan niceleri…
1000Kitap
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnceleme
9/10
·408 syf.··
2026 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 22:23
Canım Mina, ne çok benzer noktamız varmış seninle meğer… Hassaslığın, inadın, insanlara değer verişin ve bu uğurda kendini hiçe sayışın. Kitapta Ma ile karşılaşacağım ana kadar dil gündelik, sade bi o kadar da sıkıcı gelmişken Ma ile birlikte bir anda dil öyle bir hâl aldı ki, düşüne düşüne okumaya başlarken buldum kendimi. Kitaba bir isim verme şansım olsaydı ismi An olurdu. Hayatımızın birçok andan oluştuğu, herbir anın birçok seçim hakkından oluştuğu, bilinç denen şeyin bize ait olmadığı, bize ait olan şeyin can olduğu ve olumsuz her düşüncenin hayırsız olduğu, geçmiş ve geleceğin sadece hayal olduğu ve esas gerçek olanın şu an olduğu, bu sebeple de içinde bulunduğumuz anı doyasıya yaşamamız gerektiğini vurguluyor. Zihnimiz bize ait olmayan birçok düşünce satın alıyor bir yerlerden ve bunu olur olmadık zamanlarda sanki bu düşünceler bize aitmiş gibi karşımıza çıkartıyor. Esasında mühim olan bu düşüncelerle karşılaştığımız zaman hiçbir şey yapmadan izlemek ve etkilerini yitirdiklerini görerek merkezde kalmak ama bizler çoğu insanda olduğu gibi o düşüncelere boyun eğerek bir ömrü yaşadık zannedip yaşayamayanlardanız. Geçmişe duyulan sitem geleceğe duyulan korku ve gerginlik duyguları bizim anı kaçırmamıza neden oluyor. Okurken kendime sordum. En son rüzgarın tenime dokunuşunu ne zaman hissettim? veya en son ne zaman gökyüzüne bakıp bulutlarla hayal kurdum, bir bardak çayın verdiği huzuru hissettim, varsa yoksa kaygılarımızla dolu bir hayat… İsterdim ki kitapta olduğu gibi şekillensin hayatımız. Bahsedildiği gibi akışta bulalım yönümüzü. Ancak ne böyle bir dönemde yaşıyoruz ne de böyle bir hayatımız var. Yine de bana farklı yönler kazandırdığın için teşekkürler Ma ve teşekkürler Mina …
1000Kitap
SeyirPiraye · Mona Yayıncılık · 202115,2bin okunma
İncelemem
8/10
·325 syf.··
2026 2. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 22:15
İlk kez sosyal medya aracılığıyla tanıştığım bir eseri okudum. Realistik bir inceleme yapmaya gayret edeceğim. Öncelikle ilk sayfalarda sıkılarak ve şans vermek zorunda olduğumu düşünerek devam ettim. Kitabın ilerleyen sayfalarında olay örgüsü ilerledikçe ve özellikle de Bay Gordon dahi durumdayken eski halini hatırladığı anları ve anıları beni çok etkiledi. Eserde şu ana kadar yorumlanmayan bir kısım var ki o da anne, baba tutumu.. Annenin hala Gordon’ u evden gönderdiği anda kalması, bunamış olması ve aklının gelgitleriyle uğraşırken bile elalem ne der kafasında olması bütün bunlara rağmen eserin dahisinin annesine yoğun bir empati geliştirebilmesi, babasının ise onu tanımaması ve ona rağmen hesap sormaması beni çok etkiledi. Fare kavramına bakış açımı ciddi anlamda etkiledi diyebilirim. Deney faresi deyip geçtiğimiz o hayvanlar çeşitli deneyler kullanılarak tüm dengeleri şaşıyor. Bunu en iyi Charlie karakterinin eski haline dönerken ki hallerini fare ile benzetmesinden anlıyorum. Ben de bir anneyim ve çoğu zaman bebeğimle ilgili düşündüğüm ‘ Ayına uygun bu hareketleri yapabilir, bu davranışları yapabilir’ tarzı basmakalıp düşüncelerimi tamamen yıktı. Charlie’ nin annesi ile geçen tuvalet konusundaki sarsıcı bir sahnesinde annesi ona tuvalete gidebileceğini ve çişini tutabileceğini bundan emin olduğunu söylediğini okudum. Ancak Charlie böyle durumlarda donup kaldığını hareket edemediğini ve olduğu yere yapıverdiğini ekliyor eserde. Bu sebeple de annesine kendini hiçbir zaman ifade edemiyor. Ben her ne kadar yavrusunun ihtiyaçlarına göre ilerleyen bir anne olsam da Charlie’ nin yaşadıklarını görünce kendimi sorgulamadan yapamadım. Acaba istemediği bir yemeği yiyor mu ısrar ediyor muyum? Sırf ayına uygun diye ona fazla beklenti yüklüyor muyum diye… Charlie karakteri
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
Düşüncem
Puan vermedi·400 syf.··
2026 1. kitabı
Eserin dili anlaşılır, sade ve halka indirgenmiş. Ben ara vererek okumama rağmen kaldığım yerden rahatlıkla geriye dönmeden devam edebildim. Karakter incelemesi yaptığımda ise eserde genel olarak kadın figürünün sürekli aşağılanma halinde olması beni çok üzdü. Bu da olmaz diye düşünerek okudum, olmaz dediklerimin olacağını önceden tahmin ederek. Eserin gidişatını tahmin etmek zor olmuyor biraz okuduktan sonra. Nazan karakterinin saflığı, temizliği ve güzelliğinin karşılığında yaşadıklarına bakıyorum bir de Neriman karakterinin şanslılığına bakıyorum. Bana pek adil gibi gelmiyor. Üstelik evlat hasretiyle yanıp tutuşan bir anne var neden bir kez olsun sarılamadı yavrusuna? Eserdeki yüzük objesinin hiçbir kötü ele geçmemesi de çok şaşırtıcı çünkü çok tuhaf kötü ortamlarda bulundu. Hapiste dahi kimsenin eline geçmemiş bu kadar kıymetli bir yüzük. Hayatı pahasına yüzüğü koruyor ve karşılığında yaşamadığı şey kalmıyor. Üstelik hala eşinin onu çağıracağına inanıp duruyor. Eseri okurken takıldığım noktalardan biri ise Avukat Hikmet’ in yenidoğan kız bebeği için ilerde bir erkeğin hizmetçisi olacağı, sonraki zamanlarda ise dokuz on yaşlarındayken kızlarını nişanlamayı arzulamaları, sık sık Haldun ile baş başa bırakmaları toplumun o dönemde kız figürüne bakışını mı yoksa yazarın kendi zihniyeti mi olduğunu düşünmeme neden oluyor. Eserde benim için en geçmeyen kısım Nazan’ ın hapis sahneleri. Lezbiyen bir kadınla ilişki yaşamak zorunda kalması eserde neden işlenmiş mesela ne gerek vardı? Zaten yeteri kadar çekmiş bir kadından bahsediyoruz. Hem daha sonra Naciye figürü, burda kastedilen kötü hep kötüdür demek galiba. Sonuca gelecek olursak eserin sonunda kafamda “ Ben bu kitabı neden okudum?” sorusu geçti. Evet okuyun ama sinirlerinize hakim olabilecekseniz ve bi beklenti içinde
Edebiyat
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma