Hilal Yeşilyurt

Hilal Yeşilyurt
@Hilallyslyrt
Üniversite
İstanbul
9 Şubat
141 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·376 syf.··
2025 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2025 19:27
Azdahak’ın her bir sayfasını merak ve heyecanla çevirdim. Okudukça bırakmak istemediğim, yer yer üzüldüğüm hatta bazen bazı satırlardan sonra durup bir kendime gelmem gerektiğini hissettiğim şahane bir eser Macera, gizem, aksiyon, tarih ve aşk gibi konuları usta bir şekilde harmanlamış İskender Pala 3. Murat döneminin 1577 yılında İstanbul’da Ramazan’ın ilk günü gökyüzünde çıkan bir kuyruklu yıldızla başlıyor hikaye. Tüm halk bu yıldızın uğursuzluğuna, başlarına kötü şeyler getireceğine inanır. Müneccimin bunun bir doğa olayı olduğunu söylemesine rağmen inanmakta zorlanırlar. Bu süre zarfında geçmişteki bir masaldan gelen bazı olaylar ve kişiler ortaya çıkmaya başlar: “Azdahak Cemiyeti”. Bu cemiyet mensupları dünyayı kurtaracağına inandıkları bir büyük kurtarıcı beklerler. Bu kurtarıcı gelecek ve dünyayı yalanlardan, kötülüklerden, adaletsizlikten kurtaracak. O kurtarıcının gelmesi için de işlenen birçok cinayet. Evet doğru okudunuz insanlığın kurtarılması için işlenen cinayetler! 3. Murat’ın, bu cinayetleri araştırmaları ve faillerini bulmaları için tuttuğu iki hafiye. Bu hafiyelerin başlarına neler gelir? Azdahak nedir? Dünya kurtulacak mıdır? Tüm bu soruların cevabı kitapta muazzam bir kurgu ile anlatılmaktadır. Kitap, Firdevsî’nin Şehnâme destanında geçen Zahhak (Azdahak) karakterinden esinlenerek kurgulanmış olsa da, esas olarak bir hükümdarın iktidar hırsını değil, devlet içinde devlet gibi işleyen gizli yapılanmaları, ideolojik saplantıları ve uğruna kan dökülen inançları konu alıyor. Tarihi- polisiye sevenlerin ellerinden asla düşürmeyeceği bir eser Cânı gönülden bir tavsiyedir
Azdahakİskender Pala · Kapı Yayınları · 20253,564 okunma
Reklam
Puan vermedi·194 syf.··
2025 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2025 00:00
Bu kitap öyle güzel hazırlanmış ki az ve öz bilgilerle şimdiye kadar iyilikle olan ilgili düşüncelerinizi değiştirip, tüm paradigmalarınızı yerli yerine oturtuyor.. Bir durup kendinize "Ben bu hayatta nasıl bir iz bırakıyorum?" diye sormanıza vesile oluyor. Fatma hoca, bazen taşlar bazen de çiçekler döşediğimiz hayat yolunda bize eşlik ediyor. İyilik, doğruluk ve takva kavramlarının birbiri ile ilişkilerindeki sıkılığa dikkat etmeyi ve birindeki eksikliğin (veya tamlığın) diğerini etkilediğini unutmamak gerektiğini söylüyor. Mademki iyilerden olmak ve bu düzeyi korumak, çoğumuz için ancak iyi bir çevre içinde mümkün, o halde "ben her çevrede kendi çizgimi korurum” iddiasını tekrar gözden geçirip, hiç olmazsa en yakın halkada iyileri çoğaltmaya bakmamız gerektiğinin altını çiziyor. Yapmadığım şeyleri başkalarına da anlatmamalıyım,” diye düşünmek yerine, insanlara anlattığım doğruları ben de yapmalıyım dedirten ve öğrenilmiş kusurlarımızı düzeltmemize yardım eden Fatma Bayram hocamızın kaleme aldığı “İyiler Yalnız Değildir”, yalpaladığını hisseden her bireyi, iyiliğin aklî ve kalbî bağına götürüyor. Kalbinize dokunan, sizi düşünmeye teşvik eden bir şeyler arıyorsanız, kesinlikle tavsiye ederim.
İyiler Yalnız DeğildirFatma Bayram · TK Yayınları · 20241,078 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2024 14. kitabı
Toplumu acımasızca bozan zihniyet veya anlayış nerededir, kimdedir? Biz kimiz ve kimin dünyasında yaşıyoruz? Ruhen muhacir olmamızın sebebini hangi mantıkta arıyacağız? Kirlenen ruhları ne ile temizleyeceğiz? Ve, sürenler ne hakla sürüyor, sürülenler hangi suçla sürülüyor? Benim için gerçekten etkileyici bir kitaptı. Kitabın çoğu bölümü yazarın kendi hayatından kesitler içeriyor diye düşünüyorum. Bir çok karakter var. 80 yıllarında üniversitede okuyan gencin hikayesi. Horasan'dan gelip şehirde okumaya çalışan bir genç. Ancak parasızlık onun her türlü yola girmesine neden oluyor. Çatışmaların, kavgaların, ölümlerin bolca olduğu o dönemlerde okumaya çalışan bir genç ve onu kendi yanlarına çekmek için uğraşan diğerleri. Konu olarak çok da yabancı değiliz az çok fikir sahibiyiz. Yazarın anlatımı da gayet akıcı. Kitabın sonunda gerçekten de tutkuların nasıl keder olduğunu yaşayarak görüyorsunuz. Şiirsel anlatımı ve güçlü bir dile hakim olduğunu fazlasıyla hissettiriyor kıymetli yazar Nurullah genç. Yalın anlatımı, akıcı üslubu ve kendine has tarzıyla tutkular nasıl kederleniyor, okuyun derim.
Edebiyat
Tutkular Keder OlduNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2024652 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2024 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2024 13:58
Selam dostlar, Alev Alatlı'nın ilk romanı olan bu eseri takdim etmek istiyorum. İlk romana göre hayret içinde bırakacak kadar da iyi. Tabi ki Alatlı gibi bir düşünce, dava kadınının yazacağı roman basit bir aşk romanı ya da sıradan bir dram olamaz. İstediği duyguyu okura geçirmek konusunda çok başarılı. Bu duyguları en son hangi kitapta hissettim hatırlamıyorum. Kitabın konusuna gelecek olursak. Bir acı hikaye... Yaşadıklarını hiç hak etmemiş bir kadının öyküsü,dramı. Eleni'nin ya da Naciye'nin öyküsü. Yaşadığı toprakların kaderini, ait olamamanın bedelini, kokusunu bedeninde taşıya taşıya, masum insanların kendine has güzelliğiyle göğüslemeye çalışan Eleni Naciye... Kader onu oradan oraya sürüklerken herkes haklı bir tek o haksızdı. Boyun eğdi tüm çektiklerine. Hiçbir yere ait olmadı. Kimse ona sormadı ne istediğini zaten o da sorgulamadı. Ağlayarak doğdu ağlayarak öldü kimlik boşluğu yaşayarak.. Savrulan kendine yurt bulamayan bulsa da mutluluğu kursağında kalan bir kadının penceresinden bize yansıyanlar işte... Sadece tv programlarından aşina olduğum Alev Alatlı'nın edebiyatçı yönü ile bu kitap sayesinde tanışmış oldum. Tanışmama vesile olan @kapıyayınlarına çok teşekkür ederim.
Yaseminler Tüter mi, Hâlâ?Alev Alatlı · Kapı Yayınları · 2024819 okunma
Edebiyat
Puan vermedi·536 syf.··
2023 2. kitabı
Nazan Bekiroğlu okumayı sever misiniz? Kalemini, duruşunu çok beğendiğim bir yazardır Nazan hoca. Kitaplarının da hepsi birbirinden güzeldir. Hepsini gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Dili ağır gelse de onun keyfine varmak bambaşkadır. Özellikle Nar ağacı kitabını okurken ayrı bir lezzet alacağınıza eminim Kitap Tebriz'li bir tacir olan Setterhan ile Trabzon'lu Zehra'nın kavuşma hikâyesini, Balkan Savaşından 1. Dünya savaşına kadar olan felaketleri, muhacirliği, savaşın yok ettiği hayatları, insanların evinden yurdundan edilmesini, başlamadan bitmek zorunda kalan aşkları anlatıyor. Nar ağacı bir çok ömrün mazinin sevdanın acının gurbetin savaşın muhacirliğin gitmenin kalmanın gidememenin bu gökyüzü altında nelerin yaşandığının ve daha nicelerin yaşanacağını anlatan her cümlesiyle tüm duygusuyla içimi ezen bu coğrafyanın ev sahipliğini yapan ayrı acılar ayrı dertleri olan iki insanın bir araya gelmesini ve bundan bir gelecek olmasını ancak bu kadar güzel anlatabilirdi.. Nar ağacı tam anlamıyla zaman yolculuğu yaptırdı. Elinize alınca kitap akıp gidecek ve neden erkenden bitti diye hayıflanacaksınız bile :)
1000Kitap
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
Reklam