Hildegard

Hildegard
@Hildegard
Ağustos 2019'dan beri
"Bir insan ne kadar bilge olursa olsun" dedi, "gençliğinin bir döneminde, mutlaka hatırlamaktan hoşlanmadığı, yok olmasını isteyeceği sözler söylemiş, hatta bir hayat tarzı benimsemiştir. Ama bundan ötürü kesinlikle pişmanlık duymamalıdır; çünkü (bilgeliğin mümkün olduğu ölçüde) bilgeliğe ulaştığından emin olabilmesi için, bu son safhadan önceki bütün gülünç veya iğrenç aşamalardan geçmiş olması gerekir. Ortaokul çağından itibaren öğretmenlerinden zihin soyluluğunu, manevi zarafeti öğrenen bazı gençler var, seçkin kimselerin çocukları ve torunları var, biliyorum. Onların belki hayatlarından kesip atacakları hiçbir şey yoktur; her söylediklerini yayımlayabilir, altına imza atabilirler; ne var ki bunlar yoksul zihinlerdir, liberal muhafazakârların güçsüz torunlarıdırlar, bilgelikleri olumsuz ve kısırdır. Bilgelik dışarıdan alınmaz; onu bizim adımıza kimsenin katedemeyeceği bir mesafeyi aştıktan sonra, kendimiz bulmak zorundayızdır; çünkü bilgelik olaylara, dünyaya bir bakış açısıdır. Hayran olduğunuz hayatlar, soylu bulduğunuz tavırlar, ailenin babası veya öğretmen tarafından tanzim edilmemiştir, çok farklı başlangıçları olmuştur; etraflarında hüküm süren kötülük ve bayağılıktan etkilenmişlerdir. Bir mücadeleyi ve zaferi temsil ederler. Gençlik dönemindeki bir halimizin suretinin tanınmaz olmasını, ne olursa olsun hoşa gitmemesini anlıyorum. Bununla birlikte, inkâr edilmemesi gerekir; çünkü gerçekten yaşadığımıza, hayatın ve zihnin yasalarına uygun şekilde, hayatın, eğer ressamsak atölye hayatının ve sanatçı çevrelerinin sıradan unsurlarından onları aşan bir şey çıkardığımıza dair bir kanıttır."
Sayfa 391 - Yapı Kredi Yayınları, 35.Baskı, Ekim 2025
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şüphesiz “dünyada en yaygın olan şey", sağduyu değil, iyi kalpliliktir. İyiliğin en uzak, en ücra köşelerde bile, kendi kendine yeşerdiğini görüp şaşırırız.
Sayfa 284 - Yapı Kredi Yayınları, 35.Baskı, Ekim 2025
Zaten dikkatimiz daima bize özgü olan şeylere çevrildiğinden, başkalarında her şeyden önce bunları fark ederiz sanki. Bir miyop bir diğeri hakkında, "Gözlerini zor açıyor" der, bir veremli en sağlıklı adamın ciğerinin sağlamlığından şüphe eder, pis bir adam sürekli başkalarının yıkanmadığından dem vurur, kötü kokan biri başkalarının koktuğunu iddia eder; aldatılan bir koca her tarafta aldatılan kocalar, hafif bir kadın hafif kadınlar, bir snop snoplar görür.
Sayfa 286 - Yapı Kredi Yayınları, 35.Baskı, Ekim 2025
(...) güzellik, meçhule açıldığını görür gibi olduğumuz yolun çirkinlik tarafından tıkanmasıyla daralan bir varsayımlar dizisidir. Belki kızın bir tek sözü, bir tebessümü yüzünün, bedeninin ifadesini okumama yardımcı olacak, beklenmedik bir anahtar, bir şifre verecekti bana ve yüzü de, bedeni de o anda sıradanlaşacaktı.
Sayfa 260 - Yapı Kredi Yayınları, 35.Baskı, Ekim 2025