Hildegard

Hildegard
@Hildegard
Ağustos 2019'dan beri
Proust burjuva çocuklarından bahsediyor:
Bu delikanlıda ve bu genç kızların tek tük erkek arkadaşlarında, giysi, giysileri taşıma, puro, İngiliz içkileri ve atlar konusundaki -en küçük ayrıntılarına kadar, bir alimin sessiz alçakgönüllüğüne yaklaşan gururlu bir yanılmazlıkla sahip olunan- bilginin tamamen tek başına, en küçük bir zihinsel kültürle tamamlanmadan gelişmiş olması, beni çok şaşırttı. Belli bir durumda smokin veya pijamanın uygun olup olmadığı konusunda hiçbir tereddüdü yoktu, ama filanca kelimenin nerede kullanılacağından veya kullanılamayacağından, hatta en basit dilbilgisi kurallarından bile habersizdi. İki kültür arasındaki bu aykırılık, Balbec Mal Sahipleri Sendikası başkanı olan babasında da aynen mevcut olsa gerekti; çünkü bütün duvarlara afiş halinde astırdığı, seçmenlere açık mektubunda şöyle diyordu: "Sözünü etmek için belediye başkanıyla görüşmek istediysem de haklı şikâyetlerimi dinlemek istemedi." Octave Casino'daki bütün boston, tango ve buna benzer dans yarışmalarında ödül kazanıyordu; isteseydi bu sayede, genç kızların dans kavalyelerini hayatlarının kavalyesi olarak seçip evlendikleri bu "sayfiye" muhitinde iyi bir izdivaç yapabilirdi. Sohbet ederken acil bir işi tamamlamak için izin ister gibi Albertine'e, "İzninizle" diyerek bir puro yaktı. Çünkü asla "hiçbir şey yapmadan duramazdı"; ama aslında zaten hiçbir zaman hiçbir şey yapmıyordu. Tam işsizlik, hem beden ve kaslarda, hem maneviyatta, sonunda aşırı çalışmayla aynı sonuçları doğurduğu için de, Octave'ın düşünceli alnının gerisindeki zihinsel boşluk, sakin görünümüne rağmen, sonunda kendisinde nafile bir düşünme hevesi yaratmıştı; geceleri tıpkı aşırı yorgun bir metafizikçi gibi uyuyamıyordu.
Sayfa 404 - Yapı Kredi Yayınları, 35.Baskı, Ekim 2025
Reklam
Birkaç gün üst üste Albertine'i göremediğimde, "Sizi golfte, Casino'daki danslarda hiç görmüyoruz" deyişini onun genizden sesini, dimdik, başını oynatmadan duruşunu taklit ederek kendi kendime tekrarlayıp kendimden geçiyordum. O zaman, Albertine'den daha arzulanabilir bir varlık olamayacağını düşünüyordum.
Sayfa 403 - Yapı Kredi Yayınları, 35.Baskı, Ekim 2025
Bir insanı tam olarak tanımak mümkün olsaydı, ancak başlangıçtaki optik yanılgılar (çeşitli denemeler sonucunda) anlaşıldıktan sonra o noktaya gelinebilirdi. Ama mümkün değildir; çünkü bizim o insanı görüşümüz düzelirken, kıpırtısız bir hedef olmayan o insanın kendisi de bir yandan değişir; biz onu yakaladığımızı zannederken yer değiştirir ve nihayet onu daha net gördüğümüzü düşündüğümüzde, aslında netleştirmeyi başardığımız şey, onun eskiden yakaladığımız, artık onu temsil etmeyen görüntüleridir.
Sayfa 400 - Yapı Kredi Yayınları, 35.Baskı, Ekim 2025
Aldığım zevki doğal olarak biraz daha sonra, otele dönüp yalnız kaldığımda, tekrar kendim olduğumda tattım. Zevk de fotoğraf gibidir. Sevdiğimiz insanın yanında alınan, negatif bir klişedir sadece; bunu daha sonra, evimize döndüğümüzde, insanlarla görüştüğümüz sürece kapısı kapalı olan içimizdeki karanlık odaya girebildiğimizde banyo ederiz.
Sayfa 398 - Yapı Kredi Yayınları, 35.Baskı, Ekim 2025
Arzulanan bir seyahatin gerçekleşeceği anda, zihin ve duyarlılık, bu seyahatin gerçekten zahmetine değip değmeyeceğini sorgulamaya başlar; öte yanda irade, seyahatin gerçekleşmesi mümkün olmasa, bu tembel efendilerin seyahati tekrar harikulade bulacaklarını bilir.
Sayfa 396 - Yapı Kredi Yayınları, 35.Baskı, Ekim 2025
Reklam