Hill

Hill
@Hillbasak
@hill.reads - IG
Aşk mı hastalık mı ?
Puan vermedi·68 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
Bir kadının kendini tanımaya başladığı yaşlardan itibaren, bir adama karşı oluşmaya başlayan tutkusunu, aşkını, hayranlığını, mektup üzerinden anlatan bir eserdir. Bu duygular öyle derin öyle çaresiz bir şekilde anlatılıyor ki kendinizi kadının yerine koymadan edemiyorsunuz. Stefan Zweig'ın bu tarz bir konuyu bir kadının bakışından anlatması bana göre artı bir durum. Başka eserlerinde de kadınların iç dünyasına yönelik anlatımlarını da zaten görebiliyoruz. Geçmişten günümüze kadın şairlerin, ressamların, yazarların....vb erkekler kadar fazla olmamasının nedeni kadınlar üzerinde her daim toplumsal, kültürel baskıların yer almasıydı. Kadınların iç dünyaları merak edilmiyor, baskılanıyordu. O yıllarda yaşayan Zweig'in ise kadınların iç dünyasına dair bu eserleri yazması gerçekten takdir edilecek bir durumdur.
1000Kitap
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,7bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7 Yıl sonra tekrar okumaya var mısınız ?
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2021 14:25
"Kurtlarla Koşan Kadınlar" kitabını okumak benim için uzun bir süreci kapsadı. Ona rağmen bile bu kitap hakkında uzun inceleme ve yorum yapabilecek kadar kendimi yeterli görmüyorum. Yazarın 25 yıllık hayat sürecini kapsayan bu eseri, gerçekten idrak edebilmem için an itibariyle şu anki "ben'’den daha fazlası olmam gerekir. Elbette anladıklarım ve farkına vardıklarım bu süreçte bana çok yardımcı oldu ama bu eserin tekrar okunması gerektiğinin kanaatindeyim. Binlerce yıllık evrensel ve yerel masallarımızdan yola çıkılarak, kadınların geçmişten günümüze nasıl bir hayat döngüsünden geçtikleri çok güzel analiz edilmiş. Okurken birçok yerde kendimi, annemi, kardeşlerimi, arkadaşlarımı gördüm. Kadın olmanın getirdiği toplumsal, kültürel dayatmalara karşılık kendi benliğimizden uzaklaştığımız ve içimizdeki gerçek vahşi kadının tekrar açığa çıkmasının önemi vurgulanmaktadır. Çünkü vahşi kadını serbest bırakmak gerçekten hayatı yaşayabilmemizi sağlar. Son olarak bu eser hakkında kendim için bir not bırakmak istiyorum. "7 yıl" sonra eğer hayatta olursam bu kitabı tekrar okuyacağım çünkü kendi psişe yolcuğumunda ne kadar ilerlediğimi görmem gerekiyor." Peki neden 7 yıl ? "Bir kadının hayatı, her biri yedi yıl süren evrelere bölünmüştür. Her yedi yıllık dönem belli bir yaşantı ve ders kümesini temsil eder. Bu evreler kronolojik yaşa bağlı değildir. Çünkü seksenindeki bazı kadınlar gelişimsel açıdan hala genç bir kızdır, yirmi yaşındaki bazıları ise çok uzun yaşamış gibi savaş yaralarıyla doludur. Bu evreler basitçe kadınların bilinciyle ve ruhsal hayatlarının çoğalmasıyla ilgilidir. " -Clarissa P Estes.
1000Kitap
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma
"Büyükannem Kater, en cahil kişinin, bilmeyen değil ama "bilmediğini bilmeyen" kişi olduğunu söylerdi. En kötü durumdaki, başkaları için fazlasıyla tehlikeli olabilecek kişi ise, "bilmediğini bilen ve buna aldırmayan" kişidir.
Sayfa 507·Kitabı okudu
Kaç yaşında olursanız olun alın okuyun
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2020 01:43
"Nasıl gözlerimiz görmeye, kulaklarımız duymaya yarıyorsa, insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör bir insan için gökkuşağının renkleri ve sağır bir insan için kuş sesleri nasıl boşunaysa bütün bir yürekle algılanmayan zaman da boşa gider kaybolur. Ama ne yazık ki, düzgün çarpmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır. " Masalımsı, biraz da farklı sayılabilecek anlatım tarzıyla mesaj içerikli birçok olayları içinde barındıran bu kitabın okur kitlesi geniş bir aralığa sahip. Momo’nun günümüze çok güzel ışık tuttuğunu düşünüyorum. Artık birçok insan istediği bilgiye hemen ulaşabiliyor, gitmek istediği yere daha hızlı varabiliyor almak istediğini hemen alabiliyor ve bunların sözde “hazzını” yaşayıp zamandan tasarruf ettiğini düşünüyor… Ama işin aslı hiç de öyle değil. Zamanlarımızı tüketiyoruz ama ne için? Koşturmacalarımız, telaşlarımız, endişelerimiz, hırslarımız ne için? Gitgide robotlaşan, duygularından arınan hızlı yaşayan ama aynı zamanda hızlı ölen insanlar haline geldik. Tüm bu zaman tüketimi çılgınlığı içerisinde durup sakinleşip içimizdeki Momo ile kucaklaşmanın vakti gelmedi mi ? Tabi eğer bu mümkünse… Hayatta fark edilmeyen birçok güzellik mevcut. Bunu özellikle küçük çocukları gözlemlerseniz anlarsınız. Kendi oyununu kendi hayal gücünü yaşayan çocukları söylüyorum. Onlar zamanın en güzel kullanıcıları.
1000Kitap
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,3bin okunma