“Ama unutma ki başkalarıyla olan ilişkilerde incinmemek imkansızdır. Kişiler arası ilişkiler kurduğunda öyle ya da böyle incinirsin ve sen de başkalarını incitirsin. Adler şöyle der, “Kişinin sorunlarından kurtulmak için yapabileceği tek şey evrende tek başına yaşamaktır.” Ama böyle bir şey mümkün değildir.”
"Unutmayalım ki çocuklarımız bizi doğurmadılar, hatta doğurulmayı da bizden onlar talep etmediler; onları istek ve iradeleri dışında dünyaya getiren bizleriz. Bir yetişkinin çocuk sahibi olmama iradesi ve özgürlüğü vardır. Bu iradeyi kullanmayan yetişkin, doğmuş çocuğun her türlü ihtiyacını karşılamakla mükelleftir."
Kendimizi belli bir ideoloji ile özdeşleştirdikten sonra, o ideolojinin imajına, o ideolojiyi savunanların imajına, onun kahramanlarına göre "büyümeye" ve kendimizi biçimlendirmeye başlarız. Sonunda öyle bir noktaya geliriz ki ideoloji yaşamın kendisinden bile daha önemli olur.