Dikkat eksikliği bozukluğu olan yetişkinlerin Özsaygı arayışında karşılaştıkları engellerden biri, saygı duyulacak benliğin tam olarak kim olduğunu bilmemelidir. Yirmili yaşların ortasındaki bir öğrenci, birinin bana duygularımın ne olduğunu sorması beni deli ediyor dedi. Hislerimin ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. Bir şey olduktan saatler veya günler sonra duygularımın ne olduğunu anlarsam şanslıyım ama ne olduklarını asla bilmiyorum. Güçlü bir benliğe sahip olmak duyguların kabulüne dayandığında, duygusal tarafla temas halinde olmamak, bir kişiyi kendisiyle temastan uzak tutar. O zaman saygı gösterecek ne kalır? Sadece sahte bir benlik, kendinizi ne olarak hayal etmek istediğinizi ve başkalarının ne olmamızı istediğinin bir karışımı
Kendi varligindan gerçekten memnun olan bir insan, ben değerli bir insanım çünkü şöyle ve böyle yapabilirim demez, ben böyle ve böyle bir şey yapsam da yapamasamda değerli bir insanım der.
17 yaşındaki bir çocuğun annesi, ama ev ödevini yaptırmazsam oğluma öz disiplinini nasıl öğreteceğim? Diye sordu.
Öğretmeyeceksiniz dedim. Bu aşamada ona baskı yaparak öz disiplini öğretemezsiniz zaten. Onu disiplinli olmaya zorlayabilirsiniz fakat bu en iyi ihtimalle geçici bir durum olur ve buna da öz disiplin diyemeyiz. Onun özerkliğine saygı duymamız en azından içinde öz disiplinin gelebileceği bir alan açabilir
Genel olarak ödev ve okul çalışmaları,DEB’li genç ile anne babası arasındaki günlük çatışma konularıdır. Dikkat eksikliği bozukluğunu ilgi çekmeyen aktiviteler, erteleme ve motive olma zorluğu etrafında karakterize eden zayıf konsantrasyon becerileri,DEB’li bir çok gencin okulda düşük performans potansiyeline yakın performans gösterdiği anlamına gelir. Bir şey yapmazsak sınıfta kalacak ya da bu kadar zeki bir çocuğun bu kadar kötü yaptığını görmek çok üzücü der ebeveynler. Benim tavsiyem, eğer ilgilenilecek daha önemli SORUNLAR varsa, ebeveynlerin ev ödevi konusundan hemen geri çekilmeleridir. Kimse onuncu sınıfta kalmaktan ölmez. Bu bir hastalık değildir. Bu doğru olabilir diyor bazı ebeveynler, peki ya gencin özgüvenine vuracağı darbe ? sadece böyle hissedecek bir gencin kendisine saygısının zaten düşük olduğu yanıtını verebilirim.Özsaygı uzun vadede büyüyecekse, birey psikolojik olarak olarak  iyileşmeni, koşulsuz kabul edilmiş hissetmeli, kendi seçimlerini yapabilmelidir. Okulda başarısızlık istenen bir sonuç değildir ancak aile içindeki duygusal bağlar ve gencin özerklik duygusu kısa süreli akademik aksiliklerden daha önemlidir.