Bir adam yanlızlığa mahkum edildiğinde eline geçen satranç kitabıyla yanlızlığına farklı bir boyut katıyor. Yine yanlızlıktan “Ben”liğini ikiye bölerek çift kişiliğe dönüşüp kafayı yiyor. İlginç bir eser okurken kendinizi gerçek bir satranç turnuvasında hissediyorsunuz.
Çok kısa olmasına rağmen okumayı ertelediğim bir kitaptı, bir anda başlayıp bitirdim.
Karakterin hayatındaki tekdüzelikten bıkmışlığı sonucu kendini arayışının sancılı gecesini okuyorsunuz. Başta sadece kafa karışıklığı hatta şımarıklık gibi görünse de kaybettiği benliğini bulma çabası aslında, belki birazda kaybolmuşluğun cesaretiyle kendini bulmak için farklı yöntemler denese de bir şekilde sonuca ulaşıyor ve dediği gibi “Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek birşeyi yoktur artık”..