Hamlet‘i okurken beni en çok etkileyen şey olaylardan çok karakterlerin iç dünyası oldu. Hamlet’in sürekli sorgulaması, doğru olanı yapmak isterken kendi düşüncelerinin içinde kaybolması bana oldukça gerçek geldi. Bazen insanın en büyük engelinin karşısındaki kişiler değil, kendi zihni olabileceğini gösteren bir karakter.
Bu kitap bana, adaletin, vicdanın ve karar vermenin aslında ne kadar zor şeyler olduğunu düşündürdü. Shakespeare yüzyıllar önce yazmış olsa da Hamlet’in yaşadığı ikilemler bugün bile tanıdık geliyor.
Bazen bir kitabı sevmek için karakteri anlamak yetiyor; Hamlet’i sevmek için ise biraz kendini anlaman gerekiyor.
Bazı kitaplar okunur, bazıları ise insanın içinde uzun süre yaşamaya devam eder. Ölü Ozanlar Derneği benim için ikinci gruptaydı.
Bu kitap yalnızca birkaç öğrencinin hikâyesini anlatmıyor; insanın kendi sesini bulma mücadelesini, başkalarının hayalleriyle kendi hayalleri arasında sıkışıp kalışını anlatıyor. Sayfalar ilerledikçe asıl sorunun “Nasıl yaşamalıyım?” değil, “Kimin hayatını yaşıyorum?” olduğunu fark ediyorsunuz.
John Keating’in öğrencilerine bıraktığı en büyük miras şiir ya da edebiyat değil; düşünme cesaretiydi. Çünkü bazen bir insanın hayatını değiştiren şey, ona ne düşüneceğini söylemek değil, kendi düşüncelerine güvenmeyi öğretmektir.
Kitabı bitirdiğimde geriye tek bir soru kaldı:
Bir gün dönüp baktığımda, yaşadığım hayatın gerçekten bana ait olduğunu söyleyebilecek miyim?
Türklerin Tarihini okurken bana Türk olmanın sadece bir kimlik değil, aynı zamanda büyük bir miras ve sorumluluk olduğunu hatırlattı.
Tarih boyunca nice devletler kurulmuş, nice savaşlar verilmiş, nice kahramanlar yetişmiştir. Ancak Türk milleti, karşısına çıkan bütün zorluklara rağmen varlığını korumayı başarmıştır. Kitabı okurken zaman zaman gururlandım, zaman zaman duygulandım. Çünkü bugün üzerinde yaşadığımız vatanın kolay kazanılmadığını, her karış toprağın atalarımızın emekleri ve fedakârlıklarıyla bizlere emanet edildiğini bir kez daha anladım.
Bu kitap bana sadece tarih öğretmedi; köklerimi, kim olduğumu ve hangi büyük milletin mensubu olduğumu da hatırlattı. Türk olmakla her zaman gurur duyacağım ve atalarımın emanet ettiği değerlere sahip çıkmaya devam edeceğim.
Türklerin Tarihiİlber Ortaylı
Türklerin Tarihiİlber Ortaylı · Timaş Yayınları · 20159,2bin okunma