Eren Sönmez

Eren Sönmez
@HolyMamaBear
Gerçeklik ile düş arasındaki çizgiyi merak ediyorum. Eski çağların izini sürerken toplumsal hafıza ve insanın iç dünyasına eğiliyorum. Kadim hikâyeler ve derin karakterler arasında, gürültüden çok anlam arıyorum.
10 okur puanı
Şubat 2026 tarihinde katıldı
Puan vermedi·296 syf.··
2026 9. kitabı
Bir insan, kendini kaybetmeden değişebilir mi? Kimlik dediğimiz şey seçimlerimiz mi, yoksa korkularımızın şekillendirdiği bir maske mi? Dyon’u yazarken en çok bu soruya takıldım.
DyonEren Sönmez · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20251 okunma
Reklam
Puan vermedi·76 syf.··
2026 8. kitabı
Antigone, bir yasak ile başlar: Devlet, bir bedeni gömmeyi yasaklar. Fakat Sophokles’in kurduğu çatışma yalnızca bir cenaze meselesi değildir. Burada karşı karşıya gelen şey, yazılı yasa ile vicdanın yasasıdır. Antigone’nin direnişi politik bir kalkışma değil; ahlaki bir ısrardır. Kardeşini gömmek istemesi, devlete meydan okumaktan çok, insan olmanın gereğini yerine getirme çabasıdır. Kreon ise düzeni korumaya çalışır. Onun hatası zalimlikten çok, katı bir kesinliktir. Devlet otoritesini sorgulanamaz gördüğü anda trajedi kaçınılmaz hâle gelir. Eserin gücü, tarafları tamamen iyi ya da kötü göstermemesinde yatar. Kreon düzeni savunur, Antigone onuru. Ancak düzen, insanı ezmeye başladığında; yasa, vicdanı bastırdığında trajedi doğar. Sophokles burada, iktidarın körlüğünü ve inatçı erdemin bedelini aynı sahnede gösterir. Antigone bugün hâlâ günceldir. Çünkü soru değişmez: Devletin yasası ile bireyin ahlaki sorumluluğu çatıştığında hangisi ağır basmalıdır? Trajedinin cevabı yoktur; yalnızca sonuçları vardır.
AntigoneSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20226,3bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 7. kitabı
1984, totaliter bir rejimin tasviri olmanın ötesinde, gerçeğin nasıl inşa edilebildiğini gösteren bir roman. Orwell’in asıl meselesi baskıdan çok, gerçeğin sistemli biçimde yeniden yazılması. Hafıza silindiğinde, itiraz da siliniyor. Romanın en sarsıcı yönü fiziksel şiddet değil; dilin dönüştürülmesi. “Yeni Söylem” yalnızca kelimeleri azaltmıyor, düşünme kapasitesini daraltıyor. Düşünce alanı küçüldükçe, özgürlük de sessizce ortadan kalkıyor. İktidarın asıl gücü burada beliriyor: İnsanlara ne düşüneceklerini değil, nasıl düşüneceklerini öğretmek. Winston karakteri, büyük bir kahraman değil. Kırılgan, korkan ve zaman zaman teslim olan biri. Bu da romanı daha gerçek kılıyor. Çünkü Orwell, kahramanlık anlatmıyor; sistem karşısında bireyin ne kadar yalnız kalabileceğini gösteriyor. 1984’ü güçlü yapan şey, geleceğe dair bir kehanet sunması değil; iktidarın doğasına dair zamansız bir analiz yapması. Gözetim değişebilir, rejimler değişebilir ama gerçeği kontrol etme arzusu hep aynı kalır. Roman bittiğinde geriye bir soru kalıyor: Hakikatin kaydını kim tutuyor?
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 6. kitabı
Menon, basit bir soruyla başlar: Erdem öğretilebilir mi? Ancak bu soru kısa sürede bilgi ve öğrenmenin doğasına dair daha temel bir sorgulamaya dönüşür. Platon, Sokrates aracılığıyla, erdemin tanımını netleştirmeden onun öğretilebilir olup olmadığını tartışmanın mümkün olmadığını gösterir. Böylece diyalog, kavramların yüzeysel kullanımını sorgulayan bir düşünce pratiğine dönüşür. Metnin en dikkat çekici bölümü, “anamnesis” yani hatırlama kuramıdır. Sokrates, hiçbir eğitim almamış bir köleye geometri problemi çözdürerek bilginin öğrenilmediğini, hatırlandığını ileri sürer. Buna göre ruh, doğuştan belirli doğrulara aşinadır; öğrenme, bu bilgilerin bilinç düzeyine çıkarılmasıdır. Bu yaklaşım, bilgiyi deneyimden ziyade aklın içsel kapasitesiyle ilişkilendirir. Menon’un ortaya attığı paradoks da önemlidir: Bilmediğimiz bir şeyi nasıl arayabiliriz? Eğer bilmiyorsak ne aradığımızı da bilmeyiz; biliyorsak zaten aramamıza gerek yoktur. Platon bu çıkmazı, hatırlama kuramıyla aşmaya çalışır. Arayış, bütünüyle bilinmez bir boşlukta değil; belirsiz ama tanıdık bir hakikat yönünde gerçekleşir. Diyalog sonunda erdemin öğretilebilir olup olmadığı sorusu kesin bir cevapla kapanmaz. Ancak asıl vurgu, doğru yaşamın bilgiyle ilişkisine yapılır. Eğer erdem bilgiyse öğretilebilir olabilir; fakat eğer doğru inançtan ibaretse kalıcılığı tartışmalıdır. Menon, erdem üzerine bir tartışma gibi görünürken, aslında bilginin nasıl mümkün olduğunu sorgulayan bir metindir. Cevaplardan çok yöntemi önemser. Sorunun kendisini derinleştirmek, Platon için cevaba ulaşmaktan daha değerlidir.
MenonPlaton (Eflatun) · Kapra yayıncılık · 20211,296 okunma
Puan vermedi·86 syf.··
2026 5. kitabı
Phaidros, ilk bakışta aşk üzerine bir diyalog gibi görünür; ancak metin ilerledikçe retorik, ruh ve hakikat arasındaki ilişkiye odaklanır. Platon burada yalnızca Eros’u değil, sözün insan üzerindeki etkisini sorgular. Sokrates’in yaptığı iki konuşma, aşkın iki farklı yüzünü ortaya koyar. İlk konuşma daha temkinlidir; aşkın insanı akıldan uzaklaştırabileceğini savunur. Ancak ikinci konuşmada aşk, ilahi bir “çılgınlık” olarak yeniden değerlendirilir. Bu çılgınlık, ruhun kanatlanmasını sağlayan bir güçtür. İnsan, güzelliği gördüğünde hakikatin anısını hatırlar ve yükselme arzusu duyar. Aşk burada bir düşüş değil, bir hatırlama hareketidir. Metnin en dikkat çekici bölümlerinden biri, ruhun kanatlı yapısını anlatan alegoridir. Ruh, iki at ve bir arabacı metaforuyla tasvir edilir. Akıl, irade ve arzu arasındaki gerilim, insanın iç çatışmasını sembolize eder. Bu gerilim dengelendiğinde ruh yükselir; dengesizlikte ise düşer. Phaidros’un ikinci büyük teması retoriktir. Platon, ikna sanatının yalnızca teknik bir beceri olmadığını savunur. Gerçek retorik, ruhu tanımayı gerektirir. Bu nedenle söz, hakikate hizmet etmediğinde manipülasyona dönüşür. Diyaloğun sonunda yazıya yönelik eleştiri ise dikkat çekicidir. Yazı, bilgiyi canlı bir sorgulama sürecinden koparabilir; oysa hakikat diyalog içinde, canlı etkileşimle açığa çıkar. Phaidros, aşkı anlatan bir metin değil; insan ruhunun hareketini ve sözün sorumluluğunu sorgulayan bir diyalogdur. Platon burada duyguyu değil, yükselişi tartışır.
PhaidrosPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,186 okunma
Reklam