Ozanı yaşatan "şiir" değil, şiirin içine yerleştirdiği görüştür, okuyucuya şiirle verdiği evrendir. Büyük ozan, güçlü ozan yazdığı şiirde kendine özgü bir evren kurandır, daha açığı okuyucusuna kendi
emeğiyle biçimlendirdiği bir yaşama ortamı sunandır.
20.yy'da bütün ileri toplumların az tahıl ve çok et, geri kalmış toplumların da çok tahıl ve az etle beslenmekte olduklarını kesin bir kaide ve bir gerçek olarak ifade edebiliriz.
Bir toplumun besin maddelerini de kapsayan zirai ve sinai ihtiyaç ve ihraç maddelerini kalıplamak suretiyle o toplumu silah zoru kullanmadan hegomonya altına sokmak ve bilinçli davranarak sömürge gibi istismar etmek pek mümkündür.
Emperyalistler artık ateşli silahlardan çok, günlük ihtiyaç maddelerini ve bu arada yiyecekleri bir araç gibi kullanıp, çatışarak giremedikleri ve sömüremedikleri toplumları barışçı bir hava içinde ve yalancı bir dost anlayışı ile sokulmayı biliyorlar.