Gıda Emperyalizmi (Yeni Sömürgecilik Açısından)

·
Okunma
·
Beğeni
·
99
Gösterim
Adı:
Gıda Emperyalizmi
Alt başlık:
Yeni Sömürgecilik Açısından
Baskı tarihi:
1966
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Toplum Yayınevi
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Ekmek meselesini halledememiş ve temel ihtiyaçlarını bile yabancıdan karşılama zorunda olan bir toplumda rejim tartışmaları yapmak ve karşı karşıya geçip çatışmak sömürgecilerin işine yaramaktadır. İnsanların aç karnına tartışmaları ile karınlarını doyurduktan sonra tartışmalarının farklı sonuçlar verebileceğine inanıyoruz. Ekmeği ve petrolü yabancının kontrolü altına girmiş bir toplumda kalkınma ve mutluluktan söz etmek, yahut da rejim tartışmaları ile başarıya ulaşmak mümkün olamayacaktır. Kendimize gelmek ve meselelerimizi dış etkenlerin etkisinden uzak bir ortamda rahatça tartışıp çıkar yolu bulmak için öncelikle ekmeğimizi kurtarmak durumunda bulunuyoruz. Bunun için “Gıda Emperyalizmi” ve tüm olarak “Yeni Sömürgecilik” konuları üzerinde bilinçlenmek gerekmektedir."
"Çıkar yolu bulmak ve bu yol üzerinde birleşmek için yapılan tartışmalar ile geçici gruplaşmalar ve bazı çıkarcıların kitleleri iteklemek istedikleri devamlı çatışma belirtileri zamanla kaybolacak ve tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi, Türk gücü bir noktada birleşerek dış etkenlere karşı nasıl olsa savaşacaktır."
En güç şartlar altında bile “Ne mutlu Türküm diyene” deyip bunu inançla savunabilecek kadar güçlü ve inançla dolu olmalıyız.
"Kaynakları zengin ve fakat bilinçlenmemiş toplumların uyanmalarını engellemek ve bu toplum içinde belirli bir grubu tutarak, bunları nimete boğmak suretiyle diğerlerini sömürmek de parçalayıp hükmetme ile uyutma metotlarının kombine şekli olarak bugün bile kullanılıyor."
"Bilinçli olmak ve yönetici kadrolara bilinçli kişileri getirerek, demokratik düzen içinde değer taşıyan baskı gruplarını çağımızın sorunları üzerinde aydınlatmak kurtuluşun tek çaresi olacaktır. "
"Yerli çeşitlerimizi yok eden bir tohum hegomonyasının kurulma süreçleri, Türkiye’nin tarımda bağımlılaştırılması, insanlarının kobay yerine konulması, iyi beslenemeyen, sağlığını kaybeden bir toplum... Bütün bunları halka anlatmaya çalışanların karşılaştıkları saldırgan tutumlar... 40 yıl sonra, Türkiye’de değişen bir şeyin olmadığını görmek kahredici. Yabancı bankaların ipotekli kredileriyle üretim araçlarını kaybeden, giderek artan girdi fiyatları nedeniyle üretim yapamayan, üretimden bağlantısız doğrudan desteklerle üretimden koparılan; yoksullaştırılan, bağımlılaştırılan, istismar edilen bir köylü tipolojisi. Tohumdan gübreye, ilaca kadar bağımlılaşan bir girdi yapısı. Özelleştirmeler ve küçülmelerle kamunun tarımdan çekilişi, Anadolu köylüsünün yabancı şirketlerin adeta esiri haline getirilişi. Rant uğruna biyoçeşitliliğin ve tarım topraklarının katledilmesi, genetiği değiştirilmiş tarım ürünlerinin yıllardır ülkeye kontrolsüz girişi, şimdi de GDO’lu ürünlerin temiz topraklarımıza ekilme çabaları.  Kır ve kent yoksulu milyonlarca yurttaşımızın yeterli ve dengeli beslenmeden uzak bir yaşam sürmesi... Bu süreç kuşkusuz, iktisadi sonuçlar yanında, sosyolojik ve politik sonuçlar da yaratıyor. Yetersiz ve dengesiz beslenme nedeniyle fiziksel ve mental gelişimlerini sağlayamayan yurttaşlarımız, yaşamı diyalektik bir sorgulama süzgecinden geçirme konusunda çoğu zaman sorunlar yaşıyorlar. Buna eklenen birçok yeni sorun alanı, koca ülkeyi tarihsel bağlarından uzaklaştırarak bağımlılaştırıyor. Ve elbette bugün de bunları açıkça dile getirip uygun önlemler, çalışmalar gerçekleştirmeye çalışanlar, kırk yıl öncenin saldırgan tutumlarının postmodern bile olamayan yansımalarına muhatap oluyorlar."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gıda Emperyalizmi
Alt başlık:
Yeni Sömürgecilik Açısından
Baskı tarihi:
1966
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Toplum Yayınevi

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Engin Yaşar BULUT
  • Saniye

Kitap istatistikleri