Publius Ovidius Naso, Roma, Latin ve Batı kültürünün en önemli şairlerinden biri olarak kabul edilir. En ünlü yapıtı dünyanın oluşumu ve yaratılışını anlattığı 15 kitaptan oluşan Dönüşümler (Metamorfoz) adlı eseridir. Bu yapıt Yunan-Roma söylencelerini, öykülerini bir bütünlük içinde veren başlıca yapıttır.
Antik Yunan İnançlarına göre dağların, denizlerin, yıldızların, çiçeklerin, ağaçların, hayvanların nasıl oluştuklarını açıklamaktadır. Çiçeğe, ağaca, böceğe, kuşa, taşa dönüşen mitolojik varlıkların hangi olaylara bağlı olarak evrim geçirdiklerini anlatır. Kitapta canlı veya cansız fark etmeksizin tüm varlıklar, bir şekilde insanlardan dönüşerek oluşmuş ve İnsanların tanrı/tanrıçalar tarafından kimi zaman ceza mahiyetinde kimi zaman ödüllendirilmek adına bazen keyfi bazen de koruma isteğiyle ağaca , suya, kayaya vb. dönüştürülmesi ve bu dönüşümün, dönüşülen canlı veya cansız varlığa ruhu ile geçmesi işlenmiştir. Canlı-cansız tüm varlıklar bir ruha sahip ve bu ruh tamamıyla bir insan ruhundan oluşmuştur. Ovidius eserinde hümanistliği ve natüralistliği harmanlarmıştır.
İnsanlar yaptıklarının karşılığına uygun bir nesneye dönüşmesi , konu edilen diri varlıkların hepsinin birer insan duygusunu yansıtması, çevremizdeki ağaçların, çiçeklerin, nehirlerin, dağların diri olduğunu, birer insan niteliği taşıdığını bu doğa varlıklarının dönüşüm öncesi başlangıçta seven, sevilen, özleyen, kıskanan, yeren, yücelten, kızan, üzülen, sevinen vb insana özgü eylemin örneğini oluşturması anlatılır.
Ovidius’un şiirinde duygu bakımından, hep karşıtlar çarpışmıştır; övme-yerme, sevgi-nefret, asilik-uysallık, alçaklık-yücelik, güçlülük-zayıflık , güzel-çirkin .. İnsan zıt nitelikler içinde iniş çıkışlar gösteren bir varlık özelliğindedir. Ovidius , yaşanan evrenle düşlenen arasında nesnel