Feyyaz K

Feyyaz K
@Hoopvol
Puan vermedi·280 syf.··
2022 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2022 18:47
Grange ile tanıştığım ilk kitap oldu ancak beklentimin altında bir kitapla karşılaştım. Bu tarz kitaplar okumayı sevdiğim hâlde bir türlü olayın akışına kaptıramadım kendimi. Belki de beklentim çok yüksek olduğu için böyle bir hissiyata kapıldım. Kitap, dış dünyadan tamamen kopuk, kendine göre kuralları olan Tebliğciler adıyla bilinen bir tarikatın içinde işlenen cinayetin araştırılmasını konu ediniyor. Başkahramanlarımız Niemans ve Ivana. Ivana ajan olarak tarikatın içine mevsimlik işçi olarak giriyor ve olaylar gelişmeye başlıyor.
Küllerin GünüJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap Yayınları · 20213,611 okunma
Feyyaz K
Polisiye seven bir okursanız kitabın üstünde eğer Grange imzası olmasaydı muhtemelen daha olumlu yorumlardınız. Küllerin Günü diğer eserlerine göre biraz sönük, aceleye getirilmiş gibiydi sanki. Müsterih olun, diğer kitapları beklentilerinizi karşılayacaktır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Karmakarışık Bir Roman
8/10
·375 syf.·
2022 14. kitabı
-Spoiler İçermez- Niye böyle bir başlık attığımdan başlamak istiyorum anlatmaya. Benim bildiğim romanda bir ana tema belirlenir ve kitap bu ana tema etrafında şekillenir. Tıpkı bir mezar kazar gibi sayfalar çevrildikçe konunun derinine inilir. Bu kitap, bir yeri kazmaya başlıyor, oradan ilerleyecek sanıyorsunuz ama daha derinleşmemişken yönünü değiştiriyor biraz da orayı kazıyor, sonra orayı da bırakıp başka yöne çeviriyor başını ve kitap boyunca bir orayı bir burayı eşip duruyor. Geriye delik deşik, sığ bir alan kalıyor ve toprak üstünüzü örtmeye, sizi sarıp sarmalamaya yetmiyor... Sorun; birden fazla birbiriyle yarışan tema olması. Ana temayı belirlemek güç bu kitapta. Sanki yazar, 'Çok satan bir kitapta hangi unsurlar bulunmalı?' diye aratmış da internette, listede ne varsa bir parça eklemiş. Sanki yazarın yalnızca bir kitap yazma hakkı varmış da bütün kozlarını burada kullanmış gibi. Bütün tuşlara basarak bölüm atlamaya çalışmış sanki yazar. Kitapta yok yok: •Çocuk istismarı •Savaş •Ülkenin sosyal, ekonomik, tarihi, siyasi, kültürel alt yapısı •Uluslararası ilişkiler ve küresel politika •Irkçılık •Din/dinsizlik •Aile-çocuk ilişkisi/sevgisizlik •Namus kavramı, kadın erkek arası çifte standart •Yalan, ihanet, entrika, intikam, ilahi adalet, sadakat, dostluk, soya çekim •Savaşta ölenler, kanserden ölenler, intihar edenler, kısırlık tedavisi görenler, dayak yiyerek ölümün eşiğine gelenler, ameliyat olanlar... Bi dur, bi yavaş, bi sakin ol mübarek. Başımız döndü. Daha gençsin, bol bol çıkarırsın kitap... Diğer okurların, yazarla ilgili müşterek eleştirisi, üç aşağı beş yukarı aynı konuları işleyip durduğu ve kitaplarının birbirine çok benzediği yönünde. E o kadar çok konuya daha ilk kitabında değinirsen diğer kitaplarında tekrara düşmen kaçınılmaz olur elbette.
Edebiyat
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,4bin okunma
Feyyaz K
Öncelikle güzel yorumunuz için kutluyorum gayet açık ve anlaşılır bir inceleme olmuş ancak size katılmadığım bir kaç konu var izninizle bunlardan bahsetmek istiyorum. İlk olarak ana temayı Afganistan'da yaşam olarak ele almanın makul olacağı kanısındayım. Savaş, çocuk istismarı, namus gibi alt başlıklara bölmek ve bu şekilde değerlendirmek esere haksızlık olur. Yazarın Bin Muhteşem Güneş adlı eserini de okudum. Yine Afgan halkının içinde bulunduğu durumdan, kadın erkek eşitsizliğinden, yönetimin çağdışı tutumdan bahsediliyor. Afganistan aynı Afganistan, konular da değişmiyor haliyle. Olay örgüleri çok farklı tabiki. Bu yüzden aynı konuları işliyor demenin yine haksızlık olacağını düşünüyorum.
Doğan Cüceloğlu - iletişim donanımları
5/10
·199 syf.··
Beğendi
·
2021 45. kitabı
·
119 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2021 01:33
Herkesin bu kadar övdüğü kitap ve yazarla ilgili bu yorumu biraz çekinerek yapacagim ama yapmadan duramayacagim. Sayfa 98-99 yazar bir örnek veriyor kendi yaşadığı anılardan , oğluna kendisinin ve eşinin ayrı ayrı harçlık verdiğini ve bu harçlığı yönetmeyi eşinin nasıl öğrettiğini anlatıyor. Bu çocuk 6 yaşında ülkemizde ailesinden ayrı yaşamayan kaç insanın ayrı bütçesi var ki 6 yaşında ki çocuğumuzun olsun. Bence çocuğa kendi paran demek yerine paramız denmeli neyse benim yapacaklarim önemli değil sonuçta bu konuda uzman değilim ama onların bu yaptığı da uygulanabilir gelmedi bana. Ülkemizin yurt dışı hayatı ile kıyaslanmasından ayrıca oldum olası nefret ederim bu kitapta da karsilastim bu tarz kıyaslama örneklerle bence yaşam tarzlarimiz bu kadar farklı iken ornek göstermek olası değil. Çocuklarımızla çevremizle iletişim çok onemli , çocuğumuzla iletişimde kalıp bunu sevgi ile donatarak vermeliyiz tabi ki ama kitabın başında oldukça bahsedilen herkese gülümse de yine hiç onayladigim bir durum. Ne çocuğumun ne de kendimin sokakta hiç tanımadığım birine sadece gecisiyoruz yada göz göze geldik diye gülümsemesini hiç hiç uygun bulmuyorum hele de bu zaman da.
1000Kitap
İletişim DonanımlarıDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20238,6bin okunma
Feyyaz K
Öncelikle başarılı incelemeniz için sizi kutluyorum. Düşüncelerinizi net ve anlaşılır bir şekilde ifade etmişsiniz fakat bir kaç noktada naçizane fikirlerimi paylaşmak istiyorum. Bir çocuğa verilen harçlığın onun bütçesi olduğunu öğretmek, harcamalarını yol göstererek onun inisiyatifine bırakmak çocuğun gelişimi için çok önemli. Bu eğitimin verilmesi için de 6-7 yaş en ideal zaman. Sonuçta herkes belli bir yaştan sonra kendi kendini idare etmek durumunda kalıyor. Ayrıca herkesin bütçesi var, 6 yaşında çocuğun bile. Burada önemli olan parayı kendisinin kazanması değil, harcayacak olanın kendisi olması. Son olarak varsın dışarıda gördüğü herkese gülümsesin çocuk, yeter ki gülümsesin. Şahsi olarak hiç tanımadığım bir çocuğun dışarıda bana gülümsemesi kadar beni mutlu edebilecek sınırlı sayıda şey var. Bunu yetişkin insanlar yapamayabilir hatta dışarda gördüğü herkese gülümsememeli bu devirde ama söz konusu çocuk olunca durum çok farklılaşıyor.