Şükrü Şamil Albayrak

Şükrü Şamil Albayrak
@Horus34
4 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Şeker Portakalı üzerine
8/10
·184 syf.··
2026 86. kitabı
Şimdi ilk yapacağım itiraf bu kitabı ilk başta sevmediğim ve bıraktığımdır, sebebi ise çok basit, yetişkin bir akıla hizmet eden bir edebi anlatı bu kitapta, en azından kitabın çoğunda yoktur. Memleketimize mahsus olmasa da memleketimizdeki cemaat zihniyetinde çoğu zaman göreceğimiz "kendinden olmayanı hor görme" ne yazık ki ilk başta bende de tesirini gösterdi. İncelemenin sonunda kendime ve toplumuma yaptığım ufak tenkidi tamamlayacağım. Hikaye detayını çok vermek yerine benim naçizane bir şekilde anladığım kadarıyla hikâyenin vermek istediğine değinmek istiyorum. Hikaye Brezilya'da yaşayan bir "ufaklığın" serüvenlerini anlatır, gerçekten okurken bir ufaklığın yani bir çocuğun manevi dünyasına gireriz, onun hayatı öğrenme ve anlamlandırma çabası kitabın ilerleyen yerlerinde bir çocuktan çok yetişkinlere mesajlar veren tarafları açığa çıkar. Yukarıda edebi biçiminin çocuk zihninde aktarıldığını yazmıştım doğrudur, ama hitab edilen kitle tamamen kendi dünyalarının muhafazalarından başka herşeyi hor gören yetişkin insanlardır. Aslında soyutlama şeklinde özetlemek gerekirse, bu muhafazaların yol açtığı deyim yerinde "duyarsızlık ve umursamazlık" bunların yol açtığı bilinçsiz şiddet eğilimi, boş vermişlik, ve bunu yol açtığı korkunç bir değişim. Değişim evet ama iyi yönde olmayan, insanı içine kapatan, nefreti doğuran, insanı tektipleştiren bir değişim. Hikâyede sık sık duyduğumuz "ben kötü bir insanım" serzenişi bu negatif değişime girme aşamalarının başlangıcıdır, tabi romanda küçüğümüz "Portugasina" kavuşup, dünyada iyi şeylerin olduğuna ve kendisinin değişmeye gereği olmadığına ikna olduğunu görüyoruz ki bu talihtir, ya bu talihe sahip olamayacaklar... İşte kendimde kızdığım ve ne yazık ki benim ahlâk kuralları hala gelişme aşamasında olan toplumumda da bol bol
Alıntı
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,1bin okunma
Reklam
Efrasiyab Hikayeleri
10/10
·245 syf.··
2026 12. kitabı
Ihsan Oktay Anar, yakın zamanda okuduğum üç romanı ile en sevdiğim yazar olmuştur, belki Rusya'da doğup büyümüş olsam en sevdiğim yazar bir Gogol, Dostoyevski ya da Tolstoy, Amerika'da doğmuş büyümüş olsam bu kişi belki Jack London yada Steinback olabilirdi ama herşeyden önce Anadolu'da yani Türkiye'de doğup büyümüş birisiyim, buranın nabzını, buranın dilini ve edebiyatını son derece iyi kavramış ve gözlemlemiş birisidir Ihsan Oktay Anar. Ondandır ki kendisini anlamak farklı dünya görüşlerini anlamaktan daha kolay gelir Türk okuyucusuna.Bunu Efrasiyab Hikâyeleri kitabında da son derece yetkin biçimde tarih,felsefe,din vb. yani bir arada görmesi epey zor görseniz bile (özellikle bu coğrafya özelinde) birbiriyle didişirken göreceğiniz konuları birbiriyle barıştırarak ustalıkla kullanmış. Özellikle eklemek istediğim şey bu hayatın iyi olsun kötü olsun her türlü tarafına rağmen, mizahi yönünü son derece iyi tespit etmiş ve okuyana aktarmıştır ki ben okuduğum hiç bir kitapta bu kadar kikirdediğimi hatırlamıyorum. İhsan Oktay Anar Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri
Duygu ve Düşünce
Efrâsiyâb'ın Hikâyeleriİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınevi · 20246,9bin okunma