"Hepimiz kısa bir süre için vardık, sonra başka bir yere gidecektik; hayatta değildik aslında, hayatta olmaya çok yaklaşıyor ama olamıyorduk." John Fante
hiçbir şeyin zafer diye haykırmadığı
tarih okumadığı
hiçbir şeyin çiçek ekmediği
eski bir evde oturuyorum
bazen saatim düşer
bazen güneşim alev almış bir tanktır
ordularını istemiyorum senin
ya da öpüşlerini ya da ölümünü
benimkiler bana yeter
ellerimin kolları var
kollarımın omuzları var
omuzlarımın beni var
ben bana aidim
ben sana aidim beni görebildiğinde
fakat beni görmenden hoşlanmıyorum
başımda gözlerimin olduğunu
ve yürüyebildiğimi görmeni istemiyorum
sorularını yanıtlamak istemiyorum
seni eğlendirmek istemiyorum
beni eğlendirmeni ya da tiksindirmeni
ya da herhangi bir konuda konuşmak istemiyorum
seni sevmek istemiyorum
seni kurtarmak istemiyorum
"Bir mağarada oturup mum ışığında kitap okumak istiyordum. Kendi bedenimi, kendi arzularımı tanıyabileceğim bir değişim için gözün imhasını istiyordum. Gördüklerimi ve duyduklarımı derinlemesine düşünebilmek için bin yıl yalnız kalmak istiyordum - ve unutmak için.
Dünyanın insan yapımı olmayan bir parçasını istiyordum, kusma raddesine geldiğim insandan tamamen bağımsız bir parçasını. Bütünüyle toprağa ait, fikirden yoksun bir şey istiyordum. Kanımın damarlarımda tekrar akmaya başladığını hissetmek istiyordum, yok olma pahasına bile. Taşı ve ışığı içimden söküp atmak istiyordum. Doğanın karanlık doğurganlığını istiyordum; rahmin derin kuyusunu, sessizliği ya da ölümün karanlık sularının kıyıya vurmasını. Acımasız gözün aydınlattığı gece olmak istiyordum; yıldızlarla, süzülen kuyruklu yıldızlarla bezeli bir gece. Geceye ait olmak; ürkütücü bir biçimde sessiz, aynı anda hem kavranamaz hem de anlaşılır olmak. Bir daha asla konuşmamak, dinlememek, düşünmemek. Hem kapsanan hem de kapsayan olmak. Merhamet yok, şefkat yok. Sadece toprağa ait bir insan olmak; bir bitki, bir solucan, bir nehir gibi. Ayrışmış olmak; ışık ve taştan mahrum, molekül kadar değişken, atom kadar dayanıklı, dünyanın kendisi kadar kalpsiz." Henry MillerOğlak Dönencesi
Çıkacağız bir sabah,
evimiz olmayacak artık, sokağa çıkacağız;
gecenin tatsızlığı terk etmiş olacak bizi;
yalnız kalmaktan ürpereceğiz.
Ama yalnız kalmayı isteyeceğiz.