BAZEN GEZEGENİMİZ ACABA EVRENİN TIMARHANESİ Mİ DİYE DÜŞÜNMEDEN EDEMİYORUM.
***Hepimiz deli doğarız. Bazılarımız deli kalırız. Samuel Beckett
21 deli kadının öyküsü! (bölünmüşlüğü, parçalanmışlığı, doğupta ölememişliği, ölüpte tabutuna sığamayışı, yanıpta tutuşamayışı, tutuşupta sönemeyişi)
Çünkü kadınların dünyası normalinden bir iki adım geri başlar. Güçlü olmakla mükelleftir onlar! Ülkeler, coğrafyalar, şehirler onları güçlü olmaya zorlar. Güçsüzlüğünde ezmeye hazır ol da beklerler. ''Bu şehir öyle bir şehir ki, küçük bir kız üzülür, üzüldüğü anlaşılmaz. Kuşlar cehennem çığlıklarıyla ötüşür, duyan olmaz. Bir ağaç acıkır, kimse... hiç kimse umursamaz.'' diyor ise bir deli kadın bundan. Hiç yaşamamış, yaşayamamışların öyküsü.
Az önce ben ne okuyupta bitirdim, hangi boşluğa düştüm de tırmanıp tırmanıp aynı yere vardım. Bir labirentin içinde gezdim, deli olmayı içimde normalleştirdim. Yabancı memleketlerde ömrümü derleyip, doğduğum yerde sonlandırmayı kabullendim. Babalar, oğullar, anneler, yılanlar, kediler, sokaklar, düşler, düşüşler, çıkışlar, çıkamayışlar. Deliler sadece acı mı çeker ey Mine Söğüt? Ya da acılarından mı yerler kafayı. Çok mu düşünür deliler, çok mu bilir. Sığdıramaz mı kütlesi düşük beyin o kadar düşünmeyi. En güzel de deliler düşünür sanırım. Bir ara düşünmeden edemedim sahi sen de mi delisin Mine Söğüt? ''Türkiye herkesin üzgün olduğu bir ülke'' derken kendi yıkılmışlığını mı anlattın bizlere. Doğupta yaşamak istemediğin ama ölmek istediğin ülkende herkesler mi üzgündü?
youtube.com/watch?v=s0oBzAX...
Delinin cinsiyeti olmaz sanırdım. Irkı, dili ya da dini. Ancak varmış. Kadınsan deli olsan da özgür değilsin. Sen de buna karşı çıktın, belki kendini sakladın bu çukura, karanlık sayfalara. ''Çünkü ben itiraz ettiğim için yazıyorum''
Gün gelir sevda koyarsa
Soluksuz seni
Gün Olur yolun Düşerse
Gurbet ellere
Al bu dertten yüreğimi
Dalgalara sal...
Kederin büyüyorsa kuytuluklarda
Gidecek deniz yoksa, bulamadınsa
Al bu dertten yüreğimi
Yağmurlara ser...