...Şu insanoğluna akıl ermez, diyordu. Bir incecik kavaldan koskoca, kükremiş bir dağ çıkarıyorlar, diyordu. Şu insanlar, şu dünyada var oldukça her şeye akıl erdirecekler, kartalın uçuşuna, karıncanın yuvasına, ayın, günün doğuşuna, batışına, ölüme, kalıma, her şeye akıl sır erdirecekler. Karanlığa ışığa, her şeye, her şeye akıl erdirecekler, tek insanoğluna güçleri yetmeyecek. Onun sırrına ulaşamayacaklar.
"Güzelsiniz ama boşsunuz," diye devam etti Küçük Prens. "Kimse sizin için canını vermez. Elbette buradan geçen sıradan biri benim gülümün de sizlere benzediğini sanabilir. Ancak o tek başına hepinizden çok daha değerlidir, çünkü benim suladığım odur. Çünkü paravanla rüzgardan koruduğum odur. Çünkü kelebek olsunlar diye ellemediğim birkaç tanesi hariç, uğrunda tüm tırtılları öldürdüğüm odur. Çünkü yakınmasına, övünmesine ve hatta bazen susmasına kulak verdiğim odur. Çünkü o benim gülümdür."