“Artık seni düşündüğümde daha fazla yoruluyorum. Bendeki yorgunluğu annen anlar mı? Bilmiyorum, ama o uçsuz bucaksız atlar anlar sanırım. Üzerinden unutulmayan, acıtan bir tarihin geçtiği, yabanımsı, dizginlenemeyen atlara anlatmak istiyorum bu yorgunluğu. Öyle, ansızın kaybolmuştu atlar. Birileri, “Öldüler” diyordu. Sen, “Gittiler” diyordun. Zaten hiçbir zaman acımasız değildin. Bir umut mutlaka olurdu senin sözünde. O atlar, bir gün geri döneceklerdi. Tıpkı senin gibi gitmişlerdi. Fakat sen dönmeyecektin! Ya atlar da dönmezlerse? Yelelerinde muradımın asılı gittiği atları, yalnız düş bahçelerimde mi görecektim?”
Zeki Bulduk
“Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım,
Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku ne keder". 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Arif Nihat Asya
“Bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum , yemek yiyorum yani her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum ama nasıl anlatsam , bir boşluk duygusu içinde . Sanki içimde derin bir hiçlik var . “